Kötülüğü emreden, kötü olanı yapmayı isteyen nefis demektir. Nefsin en aşağıda olan mertebesidir. Esasında kâfirlerin, müşriklerin, münafıkların ve fâsıkların nefisleridir. Lakin nefs-i emmâre herkeste az ya da çok mutlaka bulunur. İnsanı en güçsüz olduğu, savunmazsız bulunduğu anlarda yakalar. Kibir, nefret, cimrilik, öfke, şehvet, yalan gibi hisler işte onun açık tehditleridir.
Vav kainatı temsil ederken, Elif harfi de kainatın anahtarı anlamına gelmektedir. Elif her daim dik ve güçlü olmayı temsil etmektedir. Vav ise kulun Allah ile baş başa kaldığı secde halini hatırlatırken, bir ceninin anne karnındaki halini de yansıttığı görülmektedir.
İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür
İnsan, duygusal bir varlık ama duygularını ifade etmekte zorlanıyor. Toplumda bunun zayıflık olarak görülmesi, duygularımızı bastırmamıza neden oluyor. Zamanla ne hissettiğimizi dinlemeyi de, nasıl anlatacağımızı da unutuyoruz. Sevdiğimiz insanlara bile hissettiklerimizi söyleyemememizin sebebi bu. En son ne zaman bir sevdiğinize duygularınızı açıkça dile getirdiniz? Oysa duyguları bastırmak onları yok etmez, aksine içimizde büyütür. Güçlü olmak, inkâr etmek değil; hissettiklerini kabul edip ifade edebilmektir. Duygularını susturma, konuşmalarına izin ver.