Nurayyy

Alfa ve Omega arasında “Onuncu Ay”
9/10
·120 syf.··
2023 5. kitabı
Ayla Burçin Kahraman, İthaki Yayınlarından çıkan ilk kitabı Onuncu Ay’da okura on yedi öykü ile sesleniyor. Bu öykülerde edebiyatın büyüsü, belki çok uzak belki de çok yakınımızda olan ama göremediğimiz olaylar ekseninde, canlı bir gerçeklikle önümüze seriliyor. Thomass Mann “Son ve başlangıç; ikisi birbirine karıştırılabilir, o kadar benzeşiyorlar. İnsan çiğdemin görüntüsüne bakıp sonbahara geri gittiğini düşünebilir ve veda çiçeğini görüp ilkbahar geldi sanabilir.” diyor Aldatan Kadın’da. Onuncu Ay da her sonun yeni bir başlangıca kapı açtığı bu iç içe geçmişliği hissettiren öyküler sunuyor okura. Yazar, kelime oyunları yapmadan, okuru gereksiz ayrıntılara boğmadan kuruyor sahnelerini ve bu sahnelerde mutlaka tanıdık bir karakter, nesne, koku, ses veya his çıkıyor karşımıza. Yazar bu aşinalığı okuru rahatsız etmeden, ne çok dışarıda bırakarak ne de çok içeride tutarak, okura bildiği bir yeri yeniden keşfetmenin vereceği heyecanı hissettirerek sunuyor. “Ne yapsa olmuyordu. Sabah akşam harladığı sobaya rağmen buz tutmuş ruhu ısınmıyordu.” (s. 11) "Gaip" isimli öyküde ana karakterin kurduğu bu cümle, ateşi arttıkça insanı buz kestiren bir gizemi barındırıyor içinde. İnsanın bitmek bilmeyen çabası karşında yüz yüze geldiği çaresizliği Hurinur aracılığıyla bir kez daha karşımıza çıkarıyor. Sobaya atılan odunlar ne kadar çok, ateş ne kadar harlı olursa olsun ruhumuzun kuytularında üstünü örtmek istediklerimiz üşütüyor bizi en çok. Öykünün beklenmedik finalinde ise görülenin, bilinenin, duyulanın gerçekliğini sorgularken buluyoruz kendimizi. On yedi öykünün merkezinde yer alan gördüğümüz ve gerçekte olan arasındaki farklılık bazen bir karar anı bazen de geçmişe dair bir fotoğraf karesiyle karşımıza çıkıyor. Yaşamın
Edebiyat
Onuncu AyAyla Burçin Kahraman · İthaki Yayınları · 2023107 okunma