"Bir kitap okurken geçen iki saatin ömrünün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan şehirlerinde ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ben sesimi çıkarmadım çünkü son aylarda yaşadıklarım, bana bir şeyi aklımdan hiç çıkmayan bir hayat dersi olarak öğretmişti: Ne yaparsan yap, ama adalıların rüyalarını çalmaya kalkma. Bir umuda bağlanmak isteyen komşularına bunun yalan olduğunu söyleme, kimseyi gerçekçi olmaya çağırma. Çünkü bunalan insanların, yalan bile olsa bir umuda sığınma ihtiyaçları, gerçeği söyleyenlerden nefret etmesine yol açıyor. Aradan bir süre geçip haklı çıksan bile bir şey ifade etmiyor oluyorlar. Çünkü o zamana kadar başlangıçtaki koşulları unutmuş oluyorlar. Yazar’ın artık halkın içine hiç karışmamasına, onlarla hiç konuşmamasına rağmen bu kadar nefret duyulan bir kişi haline gelmesi başka nasıl açıklanabilir ki zaten!” daha az...
Mardin'de doğmuş ve İstanbul'da gazetecilik yapan İbrahim,çocukluk arkadaşı Hüseyin'in Amerika'da öldüğünü öğrenip merakla doğduğu topraklara Mardin'e gider ve hikâye başlar.
Hüseyin'in ölüm sebebini araştırırken çocukluk arkadaşının aşık olduğu Ezidin kızı Meleknaz'ı öğrenir ve peşine düşer.Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir.Huzursuzluk halindedir...
Hikâye; yaşadığı koşullar ortam dolayısıyla doğu batı sentezinde yalnızlık çeken İbrahim,merhamet duygusu çok yoğun olan Mardin'li Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidin kızı Meleknaz'ın hikâyesi gibi görünse de yazar bizleri Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor...