Beyazların siyahlardan faydalanmak için kurduğu sömürücü kurumlardan beslenen beyaz Güney Afrika'daki ekonomik kalkınma türünün sınırlı olması da bizi şaşırtmamalıdır. Güney Afrikalı beyazların mülkiyet hakkı vardı, eğitime yatırım yapabiliyor, altın ve elmas çıkarıp dünya piyasasında satarak büyük kazançlar elde edebiliyorlardı. Ancak Güney Afrika nüfusunun %80'inden fazlası, makbul ekonomik faaliyetlerin büyük bölümünden kovulup dışlanmıştı. Yeteneklerini kullanamayan siyahlar vasıflı işçi, iş insanı, girişimci, mühendis ya da bilim insanı olamıyordu. Ekonomik kurumlar sömürücüydü; beyazlar siyahları sömürerek zengin oluyordu. Yalnız beyazların faydalanabildiği bu yaratıcı yıkımdan yoksun ekonomik büyüme, altın ve elmastan gelir elde edildiği sürece devam etti.