Kitabı yaklaşık bir hafta önce bitirdim ama inceleme yazmaya bir türlü fırsat bulamadım, hatta bırakın incelemeyi daha doğru düzgün alıntı bile paylaşmadım. Bu incelemeyi de fazla detaya girmeden ayak üstü yazıyorum zaten.
Körlük trafik ışıklarında beklerken ansızın kör olan bir adamla başlayan, daha sonra hastane de göz göze geldiği göz doktoru aracılığıyla herkese bulaşmasını anlatıyor. Dil olarak çok basit hiçbir isim, ülke,yer yok. İlk kör, doktor, doktorun karısı... gibi karakterler var. Kitabın duyar amaçlı yazıldığı aşikar ama beni o kadar fazla tatmin etmedi. Bunlara hızlıca sırasıyla geliyorum;
1.salgının neden çıktığı ile ilgili her hangi bir bilgi yok.
İkinci; doktorun karısı neden salgında etkilenmiyor?
3. sadece tuvalet ihtiyacı olduğunda ortaya çıkan bir şaşı gözlü çocuk var kitap da diğer çocuklardan hiç söz edilmiyor veya bebeklerden.
4.karantina sırasında yemek için kadınların feda edilmesi son derece saçma orada 350-400 kişi var 20 tane eli sopalı haydut boyun eğebiliyorlar üstelik onlar da kör. Bir silahtan korkmaları çok acizceydi.
5. Doktorun karısı madem gözlerin görüyor neden sana ve diğer kadınlara iğrençlikler yapıldığında haydutun cezasını baştan kesmedin? Bir de ben bir adam öldürdüm diyordu
Biraz Squit Game'i anımsattı o diziyi de fazla beğenmemiştim. Yine de elimizdekilerin kıymetini bilmemiz için çok iyi ve önemli bir kitap.
Puanım 7/10
Keyifli okumalar...