Bilginler, ertesi gün, başta Orhan Beğ Gazi ile Alaaddin Beğ olmak üzere, bütün aileyi topladılar.
‘Ölüm hak, miras helâl’ dediler.
Bunun üzerine, Osman Gazi Hân’ın bıraktığı varlığın sayımı yapıldı:
Osman Gazi Hân’ın, Denizli bezinden sarıklık bezi, Alaşehir dokumasından sancakları, kını ve kabzası sade bir kılıcı, bir tirkeşi, bir mızrağı, bir sırtlak telekesi, bir çift sokman çizmesi, bir tuzluğu, bir kaşıklığı, Sultanönü’nde ve Yenişehir’de sekiz yüğrük atı, iki de koyun sürüsü vardı.. konukları için beslediği!
Altını, gümüşü, akçası hiç yoktu!
Köse Mihal bunu görünce, nice ganimetleri, özellikle tekfurun altın tepeciğini hatırladı. Yahşi Fakı da, o cuma, camide,
‘O, dünyada bir garip, bir yolcu gibi oldu’ dedi.
Osman Gazi Hân, her şeyi Oğuz için edinmiş, Oğuz’a vermişti. Ve, Osman Gazi Hân, Oğuz’a, ayrıca, oğlu Orhan ile torunu Murad’ı bırakmıştı.