Esma

Esma
@nuresmaozkan
İyimserlik normaldir, ama bazı talihli insanlar geri kalanlarımızdan daha iyimserdir. Genetik olarak iyimser bir yanlılıkla doğmuşsanız, şanslı olduğunuzun söylenmesine pek ihtiyacınız yoktur; kendinizi zaten şanslı hissedersiniz. İyimser tutum büyük oranda miras alınır ve genel bir esenlik eğiliminin parçasıdır, esenlik aynı zamanda her şeyin parlak yanını görme tercihini de içerebilir. Size çocuğunuz için tek bir dilek hakkı verilse, ona iyimserlik dilemeyi ciddi olarak düşünürsünüz. İyimser kişiler normalde neşeli ve mutlu, dolayısıyla popülerdirler; başarısızlıklara ve zorluklara uyum sağlamakta esnektirler, klinik depresyona girme ihtimalleri düşüktür, bağışıklık sistemleri daha güçlüdür, kendilerine daha iyi bakarlar, başkalarından daha sağlıklı olduklarını hissederler, hatta büyük olasılıkla daha uzun yaşarlar. Beklenen yaşam sürelerini istatistiksel tahminlerin ötesinde abartan kişilerle ilgili çalışmalar, mesai saatlerini uzattıklarını, gelecekteki gelirleri konusunda daha iyimser olduklarını, boşandıktan sonra yeniden evlenme olasılıklarının daha yüksek olduğunu (‘umudun deneyime karşı zaferi’) ve münferit hisse senetleri üzerine bahis oynamaya daha yatkın olduklarını gösterdi. İyimserliğin nimetlerinden tabii ki sadece yanlılığı orta karar olan ve gerçekliği gözden yitirmeden ‘olumluyu vurgulayabilen’ kişiler yararlanabilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1. Sistem’in anlam verme mekanizması, dünyayı gerçekte olduğundan daha düzenli, basit ve tutarlı görmemizi sağlar. Geçmişi anlamış olduğumuz yanılsaması, geleceği öngörüp kontrol edebileceğimiz yönündeki bir başka yanılsamayı da besler. Bu yanılsamalar rahatlatıcıdır. Varoluşun belirsizliklerini tamamen kabullenme iznini kendimize vermemiz durumunda yaşayacağımız kaygıyı azaltırlar. Eylemlerin uygun neticeleri olduğuna ve bilgelikle cesaretin başarıyla ödüllendirileceğine dair güven verici bir mesaja hepimizin ihtiyacı vardır.
Basit, sıradan jestler de düşünce ve duygularımızı bilinçsizce etkileyebilir. Bir deneyde, insanlardan kendilerine verilen yeni kulaklıklardan gelen mesajları dinlemeleri istendi. Deneyin amacının ses cihazının kalitesini sınamak olduğu söylendi ve kafalarını sık sık hareket ettirip sesin bozulup bozulmadığını kontrol etmeleri tembih edildi. Katılımcıların yarısına başlarını evet anlamında öne arkaya, diğer yarısına da hayır anlamında iki yana sallamaları söylendi. Dinledikleri mesajlar, radyo haber yorumlarıydı. Başlarını (evet anlamında) sallayanlar duydukları mesajı kabul etme, iki yana sallayanlarsa reddetme eğilimindeydiler. Burada yine farkındalık değil, sadece bir ret veya kabul tutumu ile bu tutumun yaygın fiziksel ifadesi arasındaki alışılagelmiş bir bağlantı söz konusuydu. ‘Ne hissedersen hisset, sakin ve nazik davran’ öğüdünün neden iyi bir tavsiye olduğunu anlayabilirsiniz: Kendinizi sakin ve nazik hissederek bundan yarar sağlamanız mümkündür.
Sopa-top problemi, bu kitap boyunca karşınıza tekrar tekrar çıkacak bir gözlemle ilk karşılaşmanız: birçok kişi sezgilerine fazlaca güvendiğinden kendinden aşırı emindir. Bilişsel çabayı hiç değilse biraz tatsız bulup, mümkün mertebe ondan kaçınıyormuş gibi görünürler.
Bilginler, ertesi gün, başta Orhan Beğ Gazi ile Alaaddin Beğ olmak üzere, bütün aileyi topladılar. ‘Ölüm hak, miras helâl’ dediler. Bunun üzerine, Osman Gazi Hân’ın bıraktığı varlığın sayımı yapıldı: Osman Gazi Hân’ın, Denizli bezinden sarıklık bezi, Alaşehir dokumasından sancakları, kını ve kabzası sade bir kılıcı, bir tirkeşi, bir mızrağı, bir sırtlak telekesi, bir çift sokman çizmesi, bir tuzluğu, bir kaşıklığı, Sultanönü’nde ve Yenişehir’de sekiz yüğrük atı, iki de koyun sürüsü vardı.. konukları için beslediği! Altını, gümüşü, akçası hiç yoktu! Köse Mihal bunu görünce, nice ganimetleri, özellikle tekfurun altın tepeciğini hatırladı. Yahşi Fakı da, o cuma, camide, ‘O, dünyada bir garip, bir yolcu gibi oldu’ dedi. Osman Gazi Hân, her şeyi Oğuz için edinmiş, Oğuz’a vermişti. Ve, Osman Gazi Hân, Oğuz’a, ayrıca, oğlu Orhan ile torunu Murad’ı bırakmıştı.