Fosillerin sağladıkları kanıtlar bir büyük mucit düşüncesine uygun düşebilir. Diyelim ki, yaratıcı yaratığı bazı türlerden memnun kalmayınca, o türleri yok edip daha iyileri için deneylere girişiyor. Böyle bir kavram tutarlı olamaz. Çünkü her bitki ve hayvan, üzerinde titizlikle çalışılarak meydana getirilmiştir. Her şeye kadir olan bir Büyük Yaratıcı'nın yarattığı bir sonraki türü, önceden yaratmış olması gerekmez miydi? Fosillerdeki kayıtlar, deneyler yapıldığını ve yanılgılara düşüldüğünü, geleceğe yönelik olarak ne yapılmak istendiğinin bilinmediğini gösteriyor. Bu durum ise Büyük Yaratıcı' ya ters düşmektedir.
Eğer yapay ayıklama bu kadar kısa bir sürede bu denli büyük değişimlere yol açabiliyorsa, milyarlarca yıldan beri işleyen doğal ayıklama neler yapabilir? Bunun yanıtı, biyolojik dünyanın güzelliği ve çeşitliliğinde yatmaktadır. Evrim bir kuram değil, bir olgudur.
Marksist olup olmadığımız sorulduğunda, cevabımız, Newton'cı musun diye sorulan bir fizikçinin ya da Pasteur'cü müsün diye sorulan bir biyoloğun cevabı gibi olmalıdır.