“Youqing de Fengxia da o hastanede ölmüştü, ama Erxi’nin de orada öleceği hiç aklıma gelmemişti. Düşünebiliyor musun, hayatımda üç kez ölülerin yattığı o küçük odaya girmek zorunda kaldım ve her defasında orada yatan benim canımdı.”
“Şimdi de gözlerimin önünde, Jiazhen bizi bırakacaktı. Birdenbire ailemizin yarısını kaybedersek nasıl ayakta kalabilirdik? Sanki bir tencereyi ikiye parçalamak gibi. Nasıl ki o parçalanan tencere artık bir tencere değilse, biz de artık bir aile değildik.”
“Sevgili Dost,
Bir şehrin en güvenilir yeri, demek sence kütüphanelerdir. Çünkü kitaplar seslerini yükseltmezler. Bu yüzden kütüphanelerde derin bir sessizlik vardır. Sonra kitaplar tozlarını üzerimize üflemezler. Bu yüzden elbiselerimiz hep beyaz kalır, değil mi?”