"Akıllı kimse kendi kendisini sorgulayan ve ölüm sonrası için çalışandır; ahmak kimse ise nefsinin hevasına tabi olup hayalindeki kuruntuları Allah'tan bekleyendir."
Günahkar müminler, Allah "Gafur" ve "Rahim"dir; affedici ve merhamet sahibidir diyerek af beklentisi içerisine girerler, yapmakla mükellef oldukları görevlerini ihmal ederler, Allahın rahmetini ümit ederek bu durumun makbul ve güzel olduğunu ileri sürerek ilahi affa mazhar olacaklarını düşünürler.
Hz Peygamber(sav) annesinin kabrini ziyaret edip ona istiğfarda bulunması için yüce Allah'tan izin istedi; Allah ziyarete izin verdi ancak kendisi için istiğfarda bulunmasına müsaade etmedi.
Bazen de müminlerin içerisinde bulundukları yoksulluğu küçümseyerek "Allah aramızdan -bula bula- şunlara mı lütufta bulundu?" Kala kala bu ayaktakımını mı seçti, diyerek inananları tahkir ediyorlar ve sonuç olarak da "Eğer bu işte bir hayır olsaydı, ona uymakta bunlar bizi geçemezdi." şeklindeki yaklaşımlarıyla kibirde aşırıya kaçıyorlar.
İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der. (Mu'minun 23/55-56)
Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla güçlendiriyoruz onları iyiliklerine koşuyoruz. Hayır farkında olmuyorlar. (Kalem 68/44-45)