Bu kitapta herkesin içindeki o aslında var olan ama olduğunu bir türlü kimsenin kabullenemediği şeytanın vücut bulmuş hali, Ömer var :) Ömer'e kitabı okurken ne kadar çok sitem etsem de aslında o şeytanın çok uzaklarda olmadığını hissettim. Kitapta Macide'nin çaresizliğini, ne hissettiğini bile bilmemisliğini gördükçe karaktere olan hislerim giderek derinleşti. Bitirdiğinizde Sabahattin Ali'nin yaratmiş olduğu o atmosferi özleyeceksiniz .
Kitapta da denildiği gibi " İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak husundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır."