…
"Tanrıya inanır mısın?" örneğin.
"Pek inanmam"
"Yanıtı ya evet ya da hayır olmalı."
"Doğrusu, fazla kafa yormam bu konuda. Pek önemli olmadığını düşünürüm."
"Hücreye tıkılmışlardan biri de sensin" dedi.
"Ya sizin inancınız var mı?"
""Tabii inanırım. İnsanım ben" dedi.
Ait olmadığı büyülü bir dünyada yürüyen bir kadın gibiydim. Bu kadının canının istediğini yapma, istemediğini yapmama özgürlüğü vardı. Ender rastlanan o kimseye bağlı olmama, her şeyden vazgeçme, çevredeki dünyayla bütün ilişkilerini kesme, tamamen bağımsız olma ve bağımsızlığının hakkını vererek yaşama; bir erkeğe, evliliğe, ya da aşka bağlanmadan özgür olma; tüm kural ve yasaların sınırlandırmasından kopma hazzını yaşıyordu bu kadın.