Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Hiçbiri kalmayınca da öleceksin. Tabii kimileri seni sözleriyle çocuklarının belleğinde yaşatmazsa. Sözel bir kişi olarak kaç kuşak yaşayacaksın acaba?
Panjurların kapalıydı. Kırmızı bir ışık aydınlatıyordu odayı tatlı tatlı. King Crimson’ın I Talk to the Wind’ini dinleyip sigara içiyordun. Odan gece kulüplerini getirmişti aklıma. Oysa öğleydi.
İnsan, evren içinde bir tek yaşam ortamına uyacak biçimde evrim geçirmiştir. Anayurdu yeryüzüdür ve bu yurt, şimdi yine insan tarafından tehdit edilmektedir.
Çoğu yerde köylüler, ya paketlenmiş bir endüstri ürününü satın almak için otobüse binip gidiyor ya da domuzunu et tüccarının yanında çalışan bir kamyoncuya satıyor. Domuzuyla şehre gidemez artık. Çeşitli konularda uzmanlaşmış tekellerin sahiplerine hizmet eden yollar için vergi ödüyor ve bunu, sonunda kârdan kendisine de bir pay düşeceği yansıması içinde yapıyor.