Duygudurumunuzdaki değişikliklere neden olan olaylar değil, algılarınızdır. Üzgünseniz, düşünceleriniz olumsuz olayların gerçekçi bir yorumunu yansıtacaktır. Depresif ya da kaygılıysanız, düşünceleriniz her zaman mantıksız, çarpıtılmış gerçekçi olmaktan uzak ve hatta sadece yanlış olacaktır.
Depresyon, psikiyatri tarihinde çoğunlukla bir duygusal bozukluk olarak kabul edildiğinden, birçok terapist özellikle duygularınızla temasa geçme konusuna eğilmiştir. Araştırmamız ise beklenmedik bir sonuç vermiştir: Depresyon hiç de duygusal bir rahatsızlık değildir! Sahip olduğunuz Her kötü his, çarpıtılmış olumsuz düşüncelerinizin bir sonucudur, tıpkı soğuk algınlığında burnunuzun akması gibi. Depresif belirtilerinizin ortaya çıkmasında ve sürmesinde mantıkdışı kötümser tutumlarınız başrolü oynar.
Burada önemli olan sonuç, Bilişsel terapi gören hastaların, ilaç ile tedavide başarı sağlayanlardan daha hızlı iyileşme gösterdiğidir. Ilk 1-2 hafta içinde bilişsel terapi grubunun intihar eğilimlerinde belirgin bir azalma görülmüştür. Bilişsel terapinin bu etkisi kendilerini toparlamak için ilaçları güvenmek yerine onları rahatsız edenin ne olduğunu bulmayı ve üstesinden gelmeye çalışmayı tercih edenler için bir umut ışığıdır.
"Öte yandan yaşları ne olursa olsun, kadınlara saygı göstermek, toplumsal ayrımlara sözünü etmeden saygı göstermek öyle büyük bir inceliktir ki! Kurulu üstünlüklere gösterdiğiniz saygı, hakkınız olan saygının güvencesi değil midir? Her şey birbirine bağlıdır, her şey birbirini destekler toplumda"