“Biliyor musun? Bunu yapabileceğine hiçbir zaman inanmadım ama ben biraz aptalımdır. İnsanların her zaman iyiliği seçeceğini düşünürüm. Hep de haksız çıkarım.”
Öfke. Kin. Nefret. Bu üç duygu insana öyle cümleler kurdururdu ki ne sırta giren bıçağın acısı bunu tanımlayabilirdi ne de yanan ateşin parçaladığı beden.
Küçük bir çocuğun güvenini kırmak, bir camı kırmak kadar basit değildi çünkü çocuklar, hayata güvenerek başlardı, insanlara inanarak ilerlerdi. Defalarca güvenleri boşa çıksa da umursamazlardı. Nadir’in güvenini, binlerce camı parçalar gibi kırmışlardı ve o artık dünyaya kırık bi camdan bakıyordu bu yüzden bize güvenmesini bekleyemezdik.