Öncelikle kitabı beğendiğimi söylemeliyim. Kitap akıcı ve yakın tarihimizde belirsiz karanlık olayların varlıkları suçlu ve masum dinlemeden nasıl insanların hayatlarında geri dönülmez, telafisi olmayan değişiklere yol açtığını, insanların hayatlarının nasıl da durduk yere tehlike içinde olduğunu okuyucuya idrak ettirmesi açısında çok başarılı. Travma sonrası stres bozuklukları, insanın içinde salt iyi ve ya salt kötü olmadığını, nefret ettiğimiz insanlarla vakit geçirince onların içindeki çeşitli insancıkları görüp hayrete düşebileceğimizi, çok sevdiğimizi kaybetmenin acısını, bir ülkede mülteci konumda kendimizi bulduğumuzda nasıl hissedeceğimizi çok net anlamamızı sağlıyor.
Bu kitabı okurken aklımdan “Acaba Sami ve Filiz gibi kaç masum insanın hayatı o dönemlerde bu şekilde karardı?” diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığımı fark ettim.
Sosyolojik açıdan okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okuyan kişilerin pişman olacağını da sanmıyorum.