Tanrı'nın pek parlak, pek nurlu zâtına karşı aklın nuru, güneşe bakmaya çalışan göze benzer. Göz güneşe bakmaya kalkıştı mı, kamaşır, kararır, bir şey görmez olur. Fakat bilsen... Karanlık, Tanrı zátının nurudur. Åb-ı hayat, o karanlık içindedir. O kara nur ancak göz nurunu alır. Sen bakışı bırak... Zâten burası bakış yeri değil...
Şebüsterî
bir vardım
bir yoktum
ben doğdum
selimi sâlisin köşkünde
sebepsiz hüzün hocamdı
loş odalar mektebinde
harem ağaları lalaydı
kara sevdâma
uyudum
büyüdüm
ve nûrusiyâha ağladım
nûrusiyâha ağladığım zaman
annem sûzudilâra idi
ve babam bir tambur
annem sustu
babam küstü
ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım
nûrusiyâah
nûrusiyâaahhh