“Bir kağıt parçasının benden bir şey alıp götürmesine izin vermiyorum, sonu cinayetle biten bir kanun tanımıyorum ben. Hiçbir bürokrasinin önünde eğilmiyorum. Siz erkekler ideolojiler uğruna yok oluyorsunuz, politik ve etik düşünüyorsunuz, biz kadınlar duygularımızla hareket ediyoruz. Anavatan kelimesinin ne olduğunu da biliyorum ama bugün anavatan ne demek onu da biliyorum: Cinayet ve kölelik. Kendini kendi milletine ait hissedebilirsin ama bu, milletler delirdiği zaman onlara katılacaksın demek değildir. Onlar için bir sayı, bir alet, ölmeye hazır bir asker olabilirsin ama benim için hala yaşayan bir adamsın ve onların seni almasına izin vermeyeceğim. Senden vazgeçmiyorum.”
“Kim seni bekliyor? Kölelik ve ölüm, başkası değil! Uyan Ferdinand! Özgür, tamamen özgür olduğunu anla, kimsenin senin üzerinde gücü yok, kimse sana emir veremez - dinle, özgürsün, özgürsün, özgürsün! Kendin de böyle hissedene kadar sana bunu binlerce, on binlerce kez, her saat, her dakika söyleyeceğim. Özgürsün, özgürsün, özgürsün!”