Adı:
Şeytan
Baskı tarihi:
7 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
76
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052945568
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Baskılar:
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Kendisini parlak bir geleceğin beklediği Yevgeniy Irtenyev, babasının ölümü üzerine köye döner ve hem tüm mülkün yönetimi hem de babasını dağlar kadar borcunu devralır. Ağır bir işin altına giren bekar genç adam, sırf fiziksel ve zihinsel sağlığı için bir köylü kadınla ilişki yaşar ve istediği zaman bitireceğini düşündüğü, önemsiz olduğunu sandığı bu ilişki, onun tüm yaşamını ele geçirir ve hayatını alt üst eder. Artık evlidir ve çocuk sahibidir, ancak şeytan, onu bir kere baştan çıkarmıştır. Önünde iki seçenek vardır: ya karısını öldürecektir ya da o kadını... Belki üçüncü bir seçenek daha vardır...
120 syf.
Bu kitap, Tolstoy tarafından, yoğun tepki çekeceği düşüncesiyle yaşarken bir çekmeceye konmuş, ancak o öldükten sonra yayınlanabilmiştir. Zira kendi hayatında da benzer bir olay yaşadığı bilinmektedir.

Yazarın ustalığına söz söylemek boyuma göre değil. Zira çok da beğendim anlatış tarzını, sadeliğini ve gereksiz detaylara girmemesini. Kısaca üslup tam yerinde. Kitabın iki farklı sonu olması da güzel olmuş. Ayrıca ikisi de istisnasız kitaba layıkıyla ‘son’ olarak kullanılabilirdi. Yazar ikisini de kullanarak seçim hakkını bize bırakmış belki de.

Kitaptan birazcık bahsedeyim.

Aslında gayet ahlaklı olmasına rağmen Yevgeni Irtenyev (baş kahraman) fethedilmiş olduğunu, kendi iradesine artık hükmedemediğini, ne kadar yanlış bulsa da, kendisini lanetlese de köylü bir kadının cinsel çekimine karşı koyamadığını, eşine (-ki; eşi onu son derece sevmektedir) karşı başka bir kadını arzulayarak büyük haksızlık yaptığını bilmektedir. Fakat kontrolden çıkmıştır…

Bir çırpıda bitirilebilecek, son derece keyifli ve çok daha önemlisi sorgulayıcı bir eser. Birçok yerde ben de kendi kendimi sorguladım. İyi okumalar diliyorum.
120 syf.
·1 günde·9/10
İnsan hatalarıyla ve günahlarıyla insandır bu doğru. Ama öyle hatalar vardır ki o hataların vahim sonuçlarından asla kurtulamazsınız. İçinize girmiş bir kurt gibi yavaş yavaş sizin sonunuzu hazırlar yaptığınız o hatalar.

Aşık olursunuz. Bu aşk aslında ilk başlarda size basit bir olay gibi gelir. Bilemezsiniz bu aşkın sizin sonunuz olacağını. Bağlandıkça bağlanırsınız ki bir tutku halini alır. Tam unuttum dersiniz birdenbire karşınıza çıkıverir o sevda. Tehlikeli bir tutku. Şimdi diyebilirsiniz ki bu tutkunun ne zararı var? Çok zararı var eğer bağlandığınız kişi ulaşılmaz ise. Yanınızda ama ulaşamıyorsunuz düşünsenize. Yanınızda ama bakamıyorsunuz. Bakmak istemiyorsunuz. Ama bakıyorsunuz kendinizi kandırarak.

Düşüncelerinizin yanlış olduğunu biliyorsunuz ve defalarca kendinize söz veriyorsunuz. Ama nafile. O güç her ne ise sizi hep ama hep ona itekliyor. Karşı koyamıyorsunuz. Damarlarınızdaki kan bile bulanıyor aşkınızdan. Unuttuğunuzu zannediyorsunuz, “rahatım artık” diyorsunuz ama nefesiniz kesiliyor onu görünce.

“Kurtulmak çaresi söyleyin bana, prangaları çözün, alın beni götürün onun yanından!”

Sahiden gitmek çözüm mü diye düşünüyorsunuz ama kopamadığınızı asla kabullenmiyor beyniniz. Büyük bir savaş var artık içinizde. Beynin kalp ile savaşı. Akıl mı galip duygular mı?

Ve sorular geliyor sırayla. Ben mi ölmeliyim, yoksa beni kora çeviren o kadın mı? Yoksa ikimiz birden mi? Geriye bir ihtimal daha kalıyor tabi… Bizi bizlikten eden şeytanı mı öldürelim yoksa?

Sorular can yakmaya devam ediyor. Peki şeytan kim? Siz karar verin…

Bu da benden Meçhul'e gelsin...

https://youtu.be/fHZHXjRrRII

Saygılarımla...
120 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Eehehhe Tolstoy amcamı okudum mutluyum.

Bu aralar okuyacağımı düşünmüyordum ama etkinlik sayesinde okumuş oldum.
Reyiz https://1000kitap.com/avsar_kizi38 ve kaptan BooktanAdam sayesinde. Öncelikle teşekkürlerimi sunuyorum efenim. Nice etkinliklerde buluşalım.

AH! Yevgeni AH!

Yevgeni arzularının mahkumu oldu. Yevgeni daha gençliğinin başındayken cinsel arzularını bastıramadı ve sonunda birisini buldu. İlerde bunun başına sorun olacağını bilmiyordu tabi ki.
Bunun bir ihtiyaç giderme olduğunu düşünüyor ve bunu yenemiyordu. Daha sonra Yevgeni evlendi ve diğer kadını unuttuğunu sanıyordu. Kadın sürekli karşısına çıkıyor ve Yevgeni duygularına, arzularına sahip olmaya çalışıyordu. Ama Yevgeni buna engel olamadı, bu istek karşısında ahlaki değerleri yok sayarak şeytanın sesine kulak verdi. Geçmiş hiçbir zaman peşini bırakmadı. Unuttuğunu sandığı şey bir gün karşısına çıkıverdi. Herkesin kendi şeytanı vardır ve kendi şeytanlarına kulak verirler.

#47534415


#47532689


#47503039


Kitabın içeriğini biraz kısa tuttum, yoksa baya spoiler yerdiniz.

Yani geçmiş sürekli hayatımızda, her zaman karşımıza çıkabilecek durumda. Biz her ne kadar kaçsak da kurtuluşumuz yok. Bugün bile başımıza sorun açabilir.
120 syf.
·Puan vermedi
Kitabın başlangıcında bir erkeğin bir kadın ile birlikte olması ve erkeğin bu birlikteliğin temelini kendisinin oluşturduğu düşüncesi, o istediğinde bu ilişkinin devam edecegi istemedigi an o kadını hayatından yok edebileceği ve onu bir daha asla aklına bile getirmeyeceği düşüncesi hakim.Ama sonrasında aslında tam tersi durumun oluşması ve erkeğin bu kadın karşısındaki acizliği iradesizliği ona bağlandıkça kadının onun karşısında daha da çekici bir unsur haline gelmesi söz konusu.Bu durumda baş roldeki erkek duygularına hakim olamadıkça kendini daha da alçalmış daha da rezil hissetmekte ve bu kadını adeta bir şeytan olarak görmektedir.Ama bence asıl seytan onun içindeki cinsel dürtü belki onun kendi iradesidir.
Erkek karakter aslında iradesi kaybetmesi ile aslında Tolstoy’un varoluşun temeline koyduğu bu irade kavramı kendi içinde yok oluyor ve bir nevi hayat amacını kaybediyor.
Yazar bu kitap da kadının pasif bir cinsel nesneden baska bir sey olmadığını ve kadının hayvansal bir baştan çıkarıcı gücünü evcillleştirmek için kadının kucağına çocuk vermek gerektiğini söylüyor adeta.
120 syf.
Lev Tolstoy (1828-1910) Anna Karenina’yı bitirdikten yaklaşık on yıl sonra, 1898 Kasımı’nda, Şeytan adlı uzun öyküsünü kaleme almıştır.Lev Tolstoy, Şeytan romanda dönemin Rusya’sının toplumsal çelişkilerini, toplumun yapısını okuyucuya sunmuştur. Lev Tolstoy, Şeytan kitabında insanların iç dünyasını, ruh halini, kadın erkek ilişkilerini felsefi bir tarzda anlatmış.

Tolstoy, kadın ve evlilik düşmanı olduğunun hem kendi güncelerinden hem de karısının anılarından rahatlıkla çıkartılabileceği ileri sürülüp durulur. Bu bağlamda ideal aile ile evlilik, onun kafasında iki ayrı olgu olmalıdırlar. Evlilik, bu ideal, masalsı birlikteliğe yaklaştıkça, uyum ve destek sağladığı ölçüde benimsenebilecek bir şeydir.

Tolstoy için kadın bir tensel, cinsel haz nesnesi, hayvansal bir baştan çıkartıcı olarak anlaşılır sanki. Onu evcilleştirmek için, kucağına çocuk vermek gerekir. Savaş ve Barış’ta, hafifmeşrep Nataşa’nın doğurgan bir anneye dönüşünü anımsayabiliriz.
Genellikle ağır ilerleyen ve okurken sıkıldığım bir kitaptı.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Tolstoy ölümünden sonra bulunup, yayınlanan son kitabı. Tolstoy bu kitaba iki final yazmış. Her ikisi de kitapta mevcut. Şahsen hangisini koyarsa koysun iki finalde güzeldi. Yevgeniy adlı karakterimiz hikaye boyunca iki tane şeytanla mücadele ediyor. Birisi ilgi duyduğu ve birlikte olduğu kadın, diğeri de kendi şeytanı. Yevgeniy kendisini sürekli olarak cinsel dürtüleri karşısında frenlemeye çalışıyor. İç hesaplaşmaları ve karısına karşı sadık kalma isteği onu sürekli canlı tutsa da zaman zaman mücadele etmekten yoruluyor. Tolstoy'un ahlak kavramı kitaba ağırlığını koymuş durumda. Bu kitabı Kreutzer Sonat'taki aldatma kavramının devamı gibi düşünebilirsiniz.
120 syf.
·2 günde·7/10
Tolstoy bu uzun öyküsüne "Şeytan"adını vermiş. Öyküde şeytan iki biçimde yer alıyor.

İlki: Günaha girmesine neden olan cinsel dürtü. Aslında burada bildiğimiz şeytan tasvirinden ( günaha çağıran ) yakınıyor.

İkincisi : Burada kadın direk şeytanla eşleştiriliyor.

bknz: "Şeytanın ta kendisi o; ete kemiğe bürünmüş şeytan! Ben istemeden beni boyunduruk altına aldı."

Aslında Tolstoy ister istemez "Ataerkil Tanrı" inanışını ve ahlaki boyutunu, tüm dinlerde olduğu gibi ortaya koyuyor.

Bununla ne demek istiyorum, askında her zaman yakınılan kadın erkek eşitsizliği kutsal kitaplarda Adem ve Havvanın yaratılışına kadar gider. Ve tabii ki daha öncesine.

Bknz: " ..... O zaman yaratıcı “Adamın yalnız olması iyi değil” (Tekvin 2:18) dedi ve Adem’i yarattığı topraktan bir de kadın yaratıp adını Lilith koydu. Ama Adem ve Lilith hemen kavgaya başladılar; çünkü Lilith: -Ben senin altına yatmam, ancak üzerine çıkarsam sevişirim. İkimiz de aynı topraktan yaratıldığımız için eşitiz- diyordu. Öyle kavga ettiler ki, sonunda Lilith Tanrının “ağza alınmaz” adını söyleyip göğe kaçınca, Adem yaratıcıya Lilith’i şikayet etti. Bunu duyan yaratıcı Adem’i uyutup, kaburga kemiğinden...."

Tolstoy'un kitabında da cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlanan "Yevgeni" tüm suçu, kendisini kışkırttığını düşündüğü köylü çalışanı "Stepanida" 'da bulacaktır. Sonuçta bu ızdırap Tolstoy'un düş gücünde farklı şekilde sonuçlanan iki yok oluşla son bulur.
şeytan sadece bir imgelemedir bu kitapta.

ne dürtüyü uyandıran kadın şeytandır,
ne de dürtünün kendisi.
hepsi 'insana' dairdir.

incelemeler genellikle ''şeytanı'' bulma yönünde yazılmış ancak durum tam tersidir. hayatta karşı karşıya kaldığımız absürd bir komediyi tolstoy'un o müthiş anlatımıyla okuduk sadece hepsi bu.

şehirde eğitim gören yevgeni, babasının ölümünden sonra köye dönüyor ve babasından kalma malikanede, ekonomik olarak çökmekte olan çiftliği kurtarmak için çalışmaya başlıyor. bir süre sonra kadınsız yapamayacağını anlayan yevgeni, evli olan stepanida'ya tutuluyor ve hikaye böyle başlıyor. kocasından memnun olmayan ve ihtiraslı bir kadın olan stepanida da bu ilgiye karşılık veriyor.

yevgeni'nin, stepanida ile olan buluşmaları düzenli bir hal almaya başlıyor. her fırsatta, tarlada, samanlıkta buluşup sevişiyorlar. yevgeni daha sonra iyi bir ailenin kızıyla evleniyor ama stepanida onu kabus gibi izlemeye devam ediyor.

ve hayat onları yeniden karşılaştırıyor. eve hizmetçi arayışında olan yevgeni, gelen iki hizmetçiden birinin stepanida olduğunu görüyor. böylelikle, mutlu ailenin de kara günleri başlamış oluyor.

kontrolünü tamamen kaybeden yevgeni, stepanida'yı görmek için fırsat kollamaya başlıyor. stepanida'nın anlatılmaz cazibesi, yevgeni'yi adeta esir alıyor. bu cazibeden kurtulamayan yevgeni, karısını sevmesine rağmen ona ihanet ediyor.

yengeni daha sonra, bir rahip hakkında okuduklarını hatırlıyor. ''şeytan'' imgelemesi de tam da burada başlıyor. rahip, yanına gelen hasta kadını tedavi ederken, elinin bedenine değdiğinde, kadının cazibesine kapılma korkusuyla, elini tavaya koyarak, parmaklarını yakmıştır. hatırlarsanız 'sergi baba' da karşısında soyunan kadına karşı kendini kontrol edebilmek için, parmağını baltayla kesip atmıştı.

sonuç olarak tolstoy, günahkar yevgeni'yi kendi elleriyle öldürüyor. yevgeni, tabancayla kendini vuruyor. kendini vurmadan önce ise tek düşündüğü şu oluyor:
keşke, hayatımı stepanida ile yaşasaydım!
120 syf.
·2 günde·8/10
Bu ilginç uzun öykü, okuru, Tolstoy evreniyle bir kez daha karşı karşıya getiren sınırlı bir özet gibidir.
Aristokrasiye dayalı ideal aile kavramı neticesinde bir kadının baştan çıkartıcı olduğu anlayışının hakim olduğu bu öykü, cinsel dürtü olarak öykünün kahramanını sürükler durur. Okurken "Şeytan asıl içimizdeki o karşı konulmaz dürtüdür" yargısına varır okuyucu. Ve şöyle devam eder o yargı: "Dışarıdaki şeytan kadın ise, bu dürtüyü uyaran nesneden başka bir şey değildir."
Öyküye iki son yazmış Tolstoy. Hangisini beğeneceği artık okuyucuya kalmış. Aslında her iki son da aynı kapıya çıkıyor bence.
120 syf.
·1 günde·10/10
Tolstoy, Kadın-Erkek ilişkisini hem maddi hem de manevi olarak işler bu eserinde. Tolstoyun yaşadığı yıllarda Avrupaya oranla Rusya; evlilik kurumu ve boşanma hayatına çok önem verir, topluma öncü egemen sınıfta bu konu sürekli tartışılırmış. Tolstoy'da kendi yaşadığı dönemdeki Rus toplumunun bu konuya yaklaşımını uzun bir öykü ile bizlere anlatır.

Bu öyküde bekar bir erkeğin, evlenmeden önce yaşadığı çapkınlık yada sorumsuzca bir ilişkinin, evlilik hayatı boyunca kendisinde yarattığı pisikolojik etkisini anlatır. Öyküde Kadın-Erkek ilişkisi, dönemin Rusya'sında Cinsellik ve Manevi olarak karşılaştırılır ve sonuçları ortaya koyulur.

Büyük yazar söz konusu Kadın-Erkek ilişkisi olunca finalde bize iki ayrı seçenek-yol sunmuştur ve okuyucunun finali hangisi ile bitirmek istediğine kendisinin karar vermesini düşünmüştür....

Güzel bir eser, aynı zamanda sorgulayıcı eğitici bir yanı var. Herkesin okumasını dilerim, iyi okumalar...
“İstediğim an kullanabileceğimi,
Alabileceğimi sandım; şimdi o beni aldı
Ve bırakmıyor. Özgür olduğumu sanıyordum,
Oysa ne zamandır özgür değildim..”
“Başına dert olan sağ gözünse, onu
Söküp al ve kendinden uzağa at.
Çünkü uzuvlarından birinin yok olması,
Bütün bedeninin Cehenneme atılmasından
Daha iyidir..”
“İnsanın karısını ya da sevgilisini
Nasıl ve niçin zehirlediğini ya da vurup
Öldürdüğünü kavrayabiliyorum. Eline
Bir tabanca alıyor, ona bir randevu veriyorsun,
“Sonra ona sarılmak yerine” göğsünün ortasına
Bir mermi sıkıyorsun ve her şey bitiyor..”
“İnsanlara işkence çektirmek, onların hayatını zehir etmek istiyorsanız...” cehennem olup gidin! diyecekti, ama kendine hâkim olup, “Hiç merhametiniz yok mu?” diye sordu.
Evlenmek zorunda olduğunu hissettiği
İçin aşık olmuştu yevgeni.
Lisa Annenskaya'dan başlangıçta
Çok az hoşlanmıştı yevgeni.
Ancak onunla evlenmeye karar verince,
Kıza karşı öncekine göre çok daha
Güçlü bir duygu benliğini sarmıştı.
Kıza Aşık olduğunu hissediyordu..”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şeytan
Baskı tarihi:
7 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
76
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052945568
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Baskılar:
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Şeytan
Kendisini parlak bir geleceğin beklediği Yevgeniy Irtenyev, babasının ölümü üzerine köye döner ve hem tüm mülkün yönetimi hem de babasını dağlar kadar borcunu devralır. Ağır bir işin altına giren bekar genç adam, sırf fiziksel ve zihinsel sağlığı için bir köylü kadınla ilişki yaşar ve istediği zaman bitireceğini düşündüğü, önemsiz olduğunu sandığı bu ilişki, onun tüm yaşamını ele geçirir ve hayatını alt üst eder. Artık evlidir ve çocuk sahibidir, ancak şeytan, onu bir kere baştan çıkarmıştır. Önünde iki seçenek vardır: ya karısını öldürecektir ya da o kadını... Belki üçüncü bir seçenek daha vardır...

Kitabı okuyanlar 687 okur

  • Gamze Kanlıkaya
  • Şafak
  • tevrat
  • Rahşan
  • Okuyan Teknisyen
  • Yusuf
  • Gamze Dibekli
  • Derin yılmaz
  • Hakan esmeray

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.8 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0