“kırgınım, bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım geceden
git dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım.
ve seninle yaşadığım o iyi günleri,
kötü günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki,
gidip yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım
belki sararmış eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç
aynı gökyüzü aynı keder.”