Nutti

Nutti
“Sizin dünyanızı sevmiyorum. Benimkine bir daha bulaşmayın.” Oruç Aruoba
Rênas Jiyan-Janya
“tanrı ve zaman yanlış hatmedilmiş kiliselerin çanları sağır… minareler kısa… dekolte doktrinler giyinmiş abdal… geç kalmış, geç yağmış yağmurlarla dolmuş sarnıçlar, yırtıcı bir neşter darbesiyle, bulanmışlar nükleer sevdalardan olan kuleler, rokoko kristallerle süslenmiş tünellerde lime lime olmuşlar, bikes düşlere darılmışım, sıçramışım ve gelmişim Janya, sızlayışlarıma vokalistlik yapsana (dağ keçisi kavmine uyku haramdır) antik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim, irin akıyor benden, içimin semasında, martılar kamikazeyî uçuşlar yapıyor, buğdayî hasretler, acılar değirmeninde, bir an olsun dinmiyorlar, filizlenmiyorlar, ufaldıkça ufalıyorlar, alfabelerden bir harf eksiliyor öldüğüm zaman, aahhh… yazık Janya, yüreğim ağzımdan çıkacak oluyor kahırlardan… kula renginde kaç akşam geçip gittiyse de, hayaller gemisinden sarı saçlı bir kıvılcım inmedi, bir deri bir kemik kalmış duygularımın kıyılarına, kül rengi entarisinin içinde sahte bir peygamber, yalandan da olsa elini uzatmadı bana, davet etmedi beni cemaatine, kahpe bir melek kucak açmadı, yılanlar bile aforoz ederlerdi beni sürülerinden, kulsuz bir tan- rı kadar bir başıma kalırdım, şeyhi ve müridi olduğum mezhepler, çarmıhlarda beni yaratırdı, gözlerimi veronikanın kanlı mendi- line her sürdüğümde, pas- lı bir hıçkırıkla, kurtlar gibi uluyordum hep, deliliğin ustası (olarak) kaldım, hoyrat et senden bir titreyişlik ruh ister,
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yer üstünde neler gördüm Bir çocuk gördüm ay kokluyordu. Kapısız bir kafes gördüm, İçinde, aydınlık kanat çırpıyordu Bir merdiven gördüm, Üzerinde aşk melekler âlemine çıkıyordu. Bir kadın gördüm, havanda ışık dövüyordu. Öğle, onların sofrasında ekmekti, Sebzeydi, şebnem tepsisiydi, Sıcak sevda kâsesiydi.
Ey acı Etimden damla damla Yüreğimden sellercesine Sen İnsan etinin neresindesin İpler damlar kurşunlar İşkenceler siz Ve sen ey Ekmekten Sudan Dosttan aziz kurtuluş Sen Acının neresindesin..
bir de Memet’in yüzü bir de güzel İstanbul bir de saman sarısı, bir de özlem kırmızısı demek ki göçtü usta kaldı yürek sızısı geride kalanlara..
Dodo, ne hüzün öldürür insanı ne de hasret ..