Akışkan Modernlik (2000) bize,
‘toplum içinde yaşamaktan’ kaynaklanan keder, acı ve gü-
vensizliğin gerçeğin ve o gerçeğin içinde ‘yerleşik’ bireylerin
sabırlı ve sürekli bir incelemesini gerekli kıldığını gösterir
ve her şeyin uçucu olduğu bir dünyayı yansıtır. Kadın ve
erkeklerin kendi hayatları için yaptıkları planların değiş-
kenliğini ve güvencesizliğini ortadan kaldırmak ve böyle-
likle yönelim bozukluğu hissini eski kesinlikler ve yerleşik
metinler üzerinden sergileyerek açıklamak için girişilen her
çaba, okyanusu bir kovayla boşaltmaya yeltenmek kadar
anlamsız olurdu.