nyan

nyan
@nyanbits
17 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
“Orada oturun, her zaman olduğu gibi düşünceleriniz sizi sarsın ve düşünceleri sanki size ait değilmiş gibi yukardan izleme hissini geliştirin. Düşüncelere müdahale etmeyin, onları yargılamayın. Sadece kabul edin. Bu size düşüncelerinizi yargılamaksızın, tarafsız bir şekilde izleme fırsatını verir.” “Ne istediğinize yoğunlaşırsanız, dünya onu almanızda size yardımcı olur.” “Her gün sizin en güzel çizimlerle doldurabileceğiniz bir boş sayfadır.” “Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: 1. Bedeli ne olursa olsun acıyı umursamayarak, mutluluğa yoğunlaşmak. 2. Mutluluğun ne demek olduğunu unutarak acıya yoğunlaşmak. Tabii ki başka bir yol daha var. Bu yol da hayatın mutlulukla acı arasında dans etmek olduğunu kabul etmemizdir.” “Ne kadar az korkarsanız, sizi daha önceden korkutan şeyleri yapmayı o kadar çok arzularsınız. Ne kadar çok yaparsanız, o kadar çok istediğinize ulaşırsınız, ne kadar çok yapabileceğinizi anlarsanız, o kadar çok yapılacak şeyin olduğunu anlarsınız.” “Çocukların yaptıkları şey budur. Varlığın mucizesi içinde yaşarlar. Her şey yeni ve büyüleyicidir. Hediye kadar paketinden, güzel bir göl kadar damlatan bir musluktan, pişmiş ekmek kokusu kadar kuru toprağa düşen yağmur kokusundan da zevk alırlar. Neyin iyi ya da kötü, neyin başka bir şeyden daha iyi, neyin değerliği olduğu hakkında kuralları yoktur. Çok az ayırt etme söz konusudur. Bazı şeyler meydana gelir, bunların birçoğu da büyüleyicidir.” “Çoğu zaman dünü düşünürken kaybolur, yarını düşünürken kaygılanırız, böylece bir şeyi beğenmeye, takdir etmeye zamanımız kalmaz.” “Hayatın önemi ne kadar azalırsa, süresi o kadar uzar.”
Reklam
"Günümüzde cehennem kendilerine inananların, cennet ise paralı askerlerin mekânıdır." "Günümüz hükümetleri, partileri ve ideolojileri, cenneti yeryüzünde kurmak iddiasındalar-cehennemsiz bir cenneti. İçinde yaşadığımız düzenden, cehennemi ve ölümü anımsatan her şey kaldırıldı. Onlardan çok seyrek söz ediyoruz. Mezarlıklar köy meydanına ya da şehir merkezine yakın olacak yerde, gitgide daha sapa yerlere kuruluyor. Dinin egemen olduğu günlerde cehennem ve işkencenin gizli saklı bir yanı yoktu. Oysa bugün, hükümet terörü ve infazlar kamuoyundan gizleniyor. Bugün, yeryüzündeki cehennem sansüre tabi. Tabu sayılıyor." "Günümüzün yaşama mekânları, sâkinlerinin bireysel ve kültürel farklılıklarını yansıtmıyor artık. Bu totaliter yaşama mekânları aracılığıyla, insanın kişiliğini çevresine yansıtmasına yönelik tüm yaratıcılığı köreltilmiş, yok edilmiştir." "Tâli olan uğruna temel olan unutulur. Böylece, hangi gömleği ya da eteği seçeceğimizi düşünmekten, yaşamın kendisini düşünmeye pek zaman bulamayız." "Çocuk, doğduğu andan itibaren, düzenin dilini kullanmakta ne kadar eğitilirse, yaşamla olan ilişkisinde kendisini kıskıvrak bağlayacak bir “deli gömleği” sırtına o ölçüde yapışacak demektir. Çocuğun giderek kendini sözcüklere -soyutlama ve genellemelere- teslim etmesiyle, beynin ayırt etme, her şeyi gerek tekil olarak, gerekse özel nitelikleri ve karakteristikleri temelinde birbiriyle ilişki içinde görme yönündeki sınırsız kapasitesi de kısıtlanır." "Yaşama buyuruyoruz çünkü onu düzenlemeye çalışıyoruz. Yaşamı öldürüyoruz çünkü onu düzenleyebileceğimizi sanıyoruz." "Konuşmamanın, iletişim kurmayı reddetme anlamına çekilmesinden, kabalık olarak görülmesinden korkuyoruz. Ayrıca, çok fazla konuşuyoruz. Sessizlik bizi ürkütüyor. Sessizliği denetleyemiyoruz. Oysa sessizlikte,