Bazı kitaplar bitmez; sadece içimizde yer değiştirir.Bazı kitaplar insanın içini kazır sessizce.
Kafka’nın bu mektubu, sadece babasına değil…
Suskun kalmış bir çocuğun, yıllar sonra kendine yazdığı bir iç döküş gibi.Kafka’nın kaleminden dökülen her satır, baba figürüyle kurulamayan bir ilişki değil, onun gölgesinde şekillenen bir insan hikâyesi.Çocukluk, sessizlikle yazılmış bir mektup gibiydi. Ve o mektubun zarfını yıllar sonra Kafka açtı. Ben sadece okudum…Ama içimdeki bazı cümleler hâlâ bitmedi. Kimi cümlelerde kendi kelimelerimi buldum. Kimi sayfada yutkunup devam ettim.Ve bazen, sayfaların sessizliğinde kendi iç sesimi duydum.Kafka'nın babasıyla olan karmaşık ve baskı dolu ilişkisinin derinliğini çok kısa ama güçlü bir şekilde yansıtıyor.Bir çocuğun, yıllar boyu içinde biriken sözcükleri susturularak yok sayıldığında geriye kalan tek şey: suskunlukla suçlanmak. Kafka, bu kitapta sadece kendi babasını değil, susturulan tüm çocukları anlatıyor..