Tiktokta habire önüme düştüğü için okumaya başladım. Gelin görün ki kitap beni çok boğdu, normalde hiç yapmam ama araya başka kitap katarak okumaya çalıştım. Sonuç; yarım bıraktım. Ve kitabı fantastik sanmıştım ama hayır, dark romance türünde yazılmış. Karanlık aşk falan filan... Meira adında bir karakter gözlerini hiç bilmediği bir yerde açıyor. Hafızasını kaybettiği için olan biten hiçbir şeyi hatırlamıyor ve evde bir adam olduğunu görüp ona soruyor. Kızı kaçıran kişi Uygarmış ve işte neden bunu yaptığını, kızın kendisine geçmişte ne gibi kötülükler yaptığını okuyoruz. Belki sıkıntı bendedir diye öbür yorumları da okuduğumda bir şey dikkatimi çekti. Konu bir yerde tarikatlara, örgütlere falan bağlanıyormuş. Ya bilemiyorum bana fazlasıyla zorlama geldi. Bir de 614 sayfada her şey açığa çıkabilirdi ama yazar seri yapmayı tercih etmiş. Günümüzde en basit kurguyu dahi seriye dökmek moda oldu sanırım. Seri muhabbetinden gerçekten sıkıldım, 614 sayfa konuyu aydınlatmak için gayet yeterli. Bir şans verip yarım bıraktığımı tamamlar mıyım bilmiyorum ama şimdilik yarım bırakmayı tercih ediyorum. Tamamlarsam güncellerim yorumu.
Kitap ünlü bir sihirbazın röportaj vermesiyle başlıyor ve konu birdenbire bambaşka yere gidiyor. Bir anda yaşlı bir adamın hayat hikayesini ve hasta bir çocukla olan anılarını okuyorsunuz. Bazı yerlerinde sıkıldım, inkar edemem. Ama kitabın sonlarına doğru elimden bırakamadım. Özellikle yazar bütün duyguyu son sayfalara saklamış. Bir noktada da beni ters köşe etti. Kalp nakli yapan kişinin .......... çıkmasını hiç beklemiyordum. Orası baya vurucu olmuş. Bir de yaşlı adamla çocuğun hikayesine o kadar odaklanıyorsunuz ki kitabın başındaki sihirbazı unutuyorsunuz bir yerden sonra. Kitabın sonunda başa dönülünce "Aaa doğru sihirbazın hayatını okuyorduk" dedim. Bazı noktalarda sıksa da sonu için okunur.