Bu kitaba inceleme yazmak için uzun zamandır bekliyordum. Öncelikle kitap fiyatlarının da önemli derecede arttığı bu dönemde gerçek düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım merak edenlerine.
Kitabın başını okurken, "Aha iyi kız kötü çocuk hikayesi okuyacağım galiba," diye düşünmüştüm. Ama yazarın bu konuda beni yanılttığını söyleyeceğim. Evet kız çok iyi ama klasik bad boy tarzı bir erkek karakterimiz yok. Erkek karakterimiz, yani Johnny Kavanagh bir ragbi oyuncusu ve sakatlığı konusunda herkesten sakladığı sırrı var. Shannon ise aile sorunları olan, babasından delicesine dayak yiyip binbir türlü hakaretler işiten bir genç kızımız. Fakat bu kızımız aynı zamanda akran zorbalığına da maruz kalmış biri. Hem psikolojik hem fiziksel... Shannon akran zorbalığı nedeniyle okulunu değiştiriyor tabii. Bir kaza sonucunda karakterlerimizin yolları kesişiyor ve hikaye başlıyor.
Öncelikle bu kitabı sevip sevmemeniz bir kitaptan ne beklediğinize bağlı. Şahsi olarak konuşmam gerekirse, kitabın dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız, çok da sıradışı bir konusu yok. Ama yazarın kullandığı dil akıcı ve bu da hikayeye merak unsurunu katıyor. Bir yazarın, anlatım şekliyle dünyadaki en klişe kitabı dahi akıcı kılabileceği düşüncesindeyim. Günlük hayatın koşuşturmasından uzaklaşıp, kafanızı dağıtmak ya da reading slumptan kurtulmak adına oldukça güzel bir kitap bana göre. Reading slumtan kurtulmak için oturup da İlyada okuyacak haliniz yok sonuçta.
Bir sonraki bölümde ne olacak acaba diyip kendimi durduramadığım anlar oldu. Gereksiz sahneler yok mu, elbette vardı. Ama okurken sırıttığım sayfalar daha fazlaydı diyebilirim. İki karakterin anlaşma biçimi bana tatlı geldi. İlk kitabı okursanız ikinci kitabını da almak zorundasınız çünkü sonu soru işaretleriyle bitti. Seri sevmiyorsanız bence hiç