Nazlı

Nazlı
@nzlyyrdd
8/10
·272 syf.··
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 18:45
Spoiler bulunur! Bu kitabın puanının bu kadar düşük olduğunu gördüğümde, yine hiç ilgimi çekmeyen saçma sapan bir romantizm kitabı okuyacağım dedim. Ama asla öyle olmadı. Bu kitabın romantizm kategorisinde olması bile anlamsız geldi ilk başta. Tercihen romantizm seven bir insan değilim bu kitabı da okuyayım bitsin diye elime aldım ama yanılmışım. Bu kitapta birçok toplumsal eleştiri bulunuyor. Lia, makyaj yapmayı, şık giyinmeyi seven bir kız ama birçok farklı yönü var. Matematiği çok seviyor ve bu konuda çok iyi, zeki bir kız ama insanlar Lia'yı kafalarında önyargıları nedeniyle hep 'aptal sarışın' konumuna empoze ediyor ve onun farklı yönlerini gördüklerinde buna şaşırıyorlar. Tekdüze yazılan bir karakter değil. Özünde çok iyi, düşünceli ve haksızlığa gelemeyen bir insan bir bölümde gittikleri bir yerde insanların dolandırıcılık yapıp başkalarını mağdur etmesine asla göz yummuyor ama başka bölümde Elliott'ın, ablası daha on altı yaşındayken onun fotoğraflarını yaydığını öğrendiğinde ona acımıyor ve bunun bedelini almaya çalışıyor. Sevdiklerine çok değer veren bir insan. Ablası Emma ile arasındaki ilişki çok güzeldi. Birbirlerini asla kıskanmıyorlar hatta eksik yönlerini kapatıyorlardı. Emma, Lia'ya göre daha sakin, onun gibi cesur kararlar alamayan ve daha içe dönük bir insan. Elliott'ın ona yaptığını Lia başka şekillerde öğreniyor ve o öğrenmeseydi Emma büyük ihtimalle bunu hala saklıyor olacaktı. Biri o anı yaşamaya çalışan ve anlık kararlar alabilen bir kız iken diğeri öyle değil. Lia, Emma'ya cesaret aşılarken Emma da Lia'nın anlık kararları yüzünden yaptığı bazı hatalarda ona yardımcı oluyor. Ayrıca Lia yaptığı hataları da fark ettikten sonra bunları düzeltmek, daha iyi olmak için elinden geleni yapıyor. Beckett, geçmişte yaşadığı olaylar yüzünden insanlara
Lia ve Beckett'in AbrakadabrasıAmy Noelle Parks · Artemis Yayınları · 2023127 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·960 syf.··
2025 21. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 22:51
Spoiler bulunur! Kitabın ilk yüz sayfasında biraz sıkıldım açıkçası Aedion ve Lysandra bölümleri beni biraz boğmuştu ama sonrasında çok güzel açıldı ve çok güzel devam etti. Aedion ve Lysandra'dan başlayarak konuşayım. Aelin'a olanlardan sonra aralarındaki düşmanlık kısımlarının sonlara doğru çözülmesi güzel oldu. Aedion'ın fikirsel açıdan kitap boyunca çok geliştiğini düşünüyorum. Aslında babasıyla ne kadar birlikte olmak istediğini fark etmesi, Dorian'a çoğu zaman kinle yaklaşmasına rağmen o çaresizlik anında Dorian'ın gücüne ne kadar muhtaç olduğunu göstermesi ve Lysandra savaşta Aelin kılığına girip kendini feda edecekken söylediği her şeyden pişman olup hemen ona koşması vs. Aedion sinirini ve nefretini insanlara göstermekten çekinmeyen bir insan bir şeyi ne kadar istese de bazen onu istemediğini iddia edebilecek de bir insan (babasına karşı soğuk davranmasına rağmen onu düşünmesi gibi) Bu kitapta Aedion'a çok üzüldüm cidden herkes Fey, Cadı, Şekil Değiştiren olduğu halde çoğu kişide büyü gücü olmasına rağmen kendisi sadece bir Fey olarak orduya sonuna kadar destek olmaya çalışıyor ama bir noktada da olmuyor yani büyü gücü yok ve Aedion'ın kitap boyunca bu çaresizliği bana çok dokunmuştu. Manon ve Dorian bölümleri muhteşemdi ana karakter kadrosundaki hiçbir romantizm ilişkisine öyle aman aman bayılmıyorum ama Manon ve Dorian'ı okumak çok ayrı bir zevk. Manon'un üçüncü kitapta hikayeye dahil olduğundan beri gösterdiği karakter gelişimi ağzımı açık bırakıyor muhteşem bir noktaya geldi ve bunda çevresindeki insanların çok büyük payı var. Kitaplar boyunca Asterin, Elide, Dorian gibi kişilerle insani duyguları öğrenmeye başlaması çok güzel işlendi. Dorian'ın kitap boyunca şekil değiştirme çabalarını izlemek de çok zevkliydi ancak Dorian benim gözümde bu kitapta on
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
7/10
·144 syf.··
2025 20. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2025 00:00
Bu kitabı başka bir kalın kitapla beraber canım sıkılınca açar okurum diye almıştım. İlk başladığımda bu kadar iyi olacağını asla tahmin etmiyordum Sabahattin Ali'nin kalemini en son üç yıl önce Kürk Mantolu Madonna ile tanımıştım ve öykülerini yazdığı bir kitaptan da çok beklentim yoktu okurken keyif versin yeter diye düşünüyordum. Tabi ki bu kitapta Sabahattin Ali'nin toplumdaki bazı sıkıntıları eleştirel bir şekilde yazıya döktüğünü bende görebiliyorum ama ben kitapları önce bana hissettirdiği şeylere sonra kalitesine göre değerlendirmeyi tercih ediyorum. Bu yüzden ben bu kitabın beni ne kadar eğlendirdiği üzerine konuşacağım. İlk kısımdaki hikayelerin hepsini çok beğendim özellikle 'Kurtarılamayan Şaheser' öyküsü bence akıl almaz bir yazım bir öyküden alabileceğim maksimum verimi aldım. Fakat bu kitaba yine de yedi puan verdim çünkü ikinci kısımdaki hikayeler benim için ilk kısımdakilerden daha aşağı kaldı. Bana daha az hitap etti maalesef. Üçüncü kısmı ise biraz kafamın yoğun olduğu bir dönemde okuyordum ve bazı hikayeleri okurken beynimi oraya vermek yerine sadece gözlerimle yazıları takip ediyordum. Yine de üçüncü kısımdaki hikayeler de ilkinden daha aşağı kaldı benim için. Sabahattin Ali'nin kalemini çok seviyorum bazı öyküleri beni çok eğlendirmese bile yazımı hep çok iyiydi. Çoğu öykü için ayrıca bir fikir belirmeye gerek yok diye düşünüyorum. Sekiz puanlık bir kitap değildi altı versem mi diye düşündüm fakat altı da biraz az gibime gelmişti. Yedi puan benim için ortalama bir kitaptı anlamına geliyor. Yani okurken keyif veriyordu ama ileride birkaç hikaye dışında aklımda kalabilecek pek bir şeyi yoktu.
Alıntı
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
6/10
·692 syf.··
2025 15. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 00:00
Spoiler bulunur! Bu kitabı da bitirdim geldim. Çapraz okuma yaptığım için çok mutluyum. Fırtınalar İmparatorluğu'ndan sonra yedi yüz sayfa bu kitaba dayanamazdım. Chaol'un kitle tarafından genel olarak sevilmediğini biliyorum ama ben hiçbir zaman Chaol'a bir öfke ya da nefrette bulunmadım. Evet seri boyunca hataları da oldu ama tek hatalı olan o değildi. Birçok karakterin hataları var ve hata yapmaları gayet doğal bir şey. Fakat bu kitapta Chaol kendisini hepimizden soğuttu diye düşünüyorum. Kitapta her ne kadar Chaol, Yrene ve Nesryn'in hikâyesi denilse de Nesryn'e özellikle birinci kısımda çok az sahne yazıldı. Yani kitap boyunca onun bakış açısından yaklaşık iki yüz sayfa civarında okuyoruz. Bu bence berbat bir karar olmuş. Kitapta Chaol'un yapabileceği şeyler çok kısıtlı o yüzden Nesryn ağırlıklı ilerleyip ufak kısımlarda da Chaol'un iyileşme çabalarını okusak inanan sekiz puanı basardım bu kitaba ama biz onun yerine Chaol'un koskoca bir kitap boyunca hiçbir şey yapmamasını okuyoruz. Yrene'in gözünden okuduğumuz kısımların çoğunda da Yrene Chaol'un yanında bulunuyor. Hadi ona hiçbir şey demiyorum. Kızın kitap boyunca Chaol'u iyileştirme sorumluluğu var bunun dışında bir şeyi üstlenmek zorunda değil. Ama Chaol'u bize bir ordu bul da gel diye başka kıtaya göndermişler gerçekten herifin yaptığı bir uğraş yok. Erilea'da Aelin'in ekibi oradan oraya koşuyor ordu için biz sadece Chaol ile Yrene'in koskaca kitap boyunca slow burn aşkını okuduk resmen. İnanın üçüncü kitapta bile Aelin'la Rowan'a böyle slow burn yazmadı bu kadın. Nesryn kitap boyunca yapabileceği en iyi yardımı yapmaya çalışıyordu. Muhtemelen varis olabilecek ve Kağan'ı ikna kabiliyeti yüksek prenslerden biriyle yakınlık kurmaya çalışıyordu ki başardı da. Chaol ise sadece bir kez Kağan'ın odasını basıyor
Şafak KulesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 20191,498 okunma
9/10
·700 syf.··
2025 14. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 00:00
Spoiler bulunur! Bu kitabı Şafak Kulesi ile çapraz okuma yaparak okudum. Benim için serideki en iyi kitap şu anlık Gölgeler Kraliçesi ve on puanlık bir kitap. Bu kitabı dördüncü kitapla kıyasladığım zaman daha altta kalıyor bu yüzden dokuz verdim ve Şafak Kulesi'ne geçtigim her vakit bu kitaptan aldığım zevki zehir ettiği için içimden on puan vermek gelmedi. Öncelikle kitap başından sonuna kadar Aelin ve saray meclisinin ordu toplamak için çabalarını anlatıyor. Ben kitabı ana karakterin gözünden okuyoruz diye her zaman onun tarafında olunmasını asla doğru bulmuyorum. Kitabın başında Aelin ve Darrow'un tartışmasında Darrow'a baya bir hak verdim kendi kaygıları ve Aelin'a olan güvensizliği gayet mantıklıydı bu yüzden saray meclisindekilerin Darrow'a verdiği bu sert tepkilerde hepsine sinir oldum açıkçası ama sonrasında Aelin da Darrow'a hak verdiğini dile getirdi. Kitapta sürekli Aelin'in birtakım noktalarda planladığı şeyler açığa çıkıyor. Okurken en çok aklıma takılan soru Aelin'in neden planlarını diğerlerine anlatmadığı oldu. Özellikle Aedion'un bakış açısıyla okuduğumuzda o da bunu kendine soruyor ama Aelin'a dile getirmiyordu. Bu sorunun cevabını finalde almış oldum zaten o yüzden mutluyum çünkü Aelin'ın planları sadece kendine saklaması biraz sinir bozucu olmaya başlamıştı. Brannon'un döneminde yaşananlar hakkında yine çok güzel şeyler görüyoruz. Bütün bunların Elena Kilidi çaldığı için yaşandığına hala inanamıyorum. Manon'un kısımları yine gayet güzeldi özellikle dördüncü kitapta kendisini çok sevmiştim yine gayet kendini okuttu son Crochan Kraliçesi olmasıyla birlikte cadı ırkının hikayesi de Brannon'a, Wyrd anahtarlarına güzel bir şekilde bağlandı. Elide ve Lorcan'ın bölümlerine yapabileceğim tek eleştiri bana göre aralarında ilişkinin çok hızlı
Fırtınalar İmparatorluğuSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20181,806 okunma