Kitaplar, bir zamanlar bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler.
Ahlâk, adet ve geleneklerimiz hayallere o kadar geniş bir alan ayırmıştır ki hakikat ona en fazla muhtaç olanların gözlerinde bile daima değersiz ve cazibesiz kalır.
"Annemle babam ikimizin de mükemmel olmasını istiyor, sence de öyle değil mi? Bense, nasıl oluyor da onların isteklerini görmezden gelebilecek kadar cesur olabiliyorsun, hiç anlamıyorum."
"Aslında cesaret değil. Daha ziyade, her halükârda hayal kırıklığına uğrayacaklarını bildiğinde, hiç denememek daha az acı veriyor."