Şuan 25 yaşın penceresinden bakıyorum oturmuş izliyorum
Bir zamanlar çocukluğun penceresinden izler gibi
İçeri bir yel esiyor, adını bilmediğim bir kuş ötüyor
Sanki tazelenmiş baharı müjdeliyor.
Büyümek, perdeleri biraz daha aralamakmış meğer,
Zaman su gibi akarken, o sese kulak vermekmiş.
Gelecek, ürkek bir kumaş gibi seriliyor önüme,
Hangi renginden başlasam, hayatı giyinmeye?
Eski defterlerin sükuneti, yeni yolların telaşı,
Hepsi aynı gökyüzünün altında, tam şuramda.
Kuş uçuyor, yel esiyor, çocukluğum gülümsüyor;
Yirmi beşinci yılım, hoş geldin masamıza