5/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:30
I never thought that one day I would read and finish this book, but here I am — I read it, I finished it, and just as I expected, it turned out exactly that way. The Love Hypothesis is a book full of clichés but with the “I’m going to break the clichés” kind of attitude. I’m not even sure where to start. I don’t know if I actually liked the book, but I enjoyed reading it. It flowed really well, so I can’t complain about that part. However, Olive constantly talking about how big Adam was started to annoy me. I wanted to tell her, “Yes, we get it, he’s a big guy. You don’t have to remind us every ten seconds!” After that, their dialogues… I don’t know, they felt really ridiculous to me. It was less of a romantic comedy and more of a romantic nonsense kind of story. But it was the type of book that didn’t require much thought, was easy to read, and flowed nicely. I already know that once I finished it, I wouldn’t think about it again. The movie adaptation is coming. I’m not sure if I’ll watch it, but maybe I will just to clear my mind and have something easy to watch. Bir gün bu kitabı okuyup ve bitireceğimi hiç düşünmezdim ama işte buradayım, okudum ve bitirdim ve tahmin ettiğim gibi oldu. Klişelerle dolu ama ben klişeleri yıkmaya karar verdim havası ile love hypothesis kitabı. Nereden başlasam emin değilim. Kitabı beğendim mi, ondan bile emin değilim ama okurken keyif aldım, yani akıp gitti okurken. O kısımda bir sorun yoktu ama olive'in sürekli adam ne kadar büyük demesi sinir bozucuydu. Kendisine gidip evet anladık, o büyük biri. Bunu her on saniyede bize hatırlatmana gerek yok! Sonrasında aralarındaki diyaloglar, bilmiyorum çok saçma geldi. Romantik komediden çok, romantik saçmalıklar üzerine bir kurguydu ama kafayı yormayan, akan ve bittiğinde bir daha
The Love HypothesisAli Hazelwood · Berkley Books · 20214,942 okunma
Sahil kənarında etiraf
9/10
·196 syf.··
2026 13. kitabı
Həm hekayənin daha da dərinləşməsi, həm də obrazların hisslərinə nəzər salması məni olduqca şad etdi. Bu səbəbdən əslində qiymətim 4.5☆-dur. Lakin burda yarım bal vermək olmur, təəssüf ki. Obrazımız ölü bir bədənə keçən bir canlı olsa da, artıq insani dəyər və duyğuları anlamağa, iliklərində hiss etməyə başlayıb. Bunu son bölümdə görmək mümkündür. Yoshiki ilə danışanda sevgidən bəhs etməsi elə bunun ən böyük nümunəsidir. O bir hissə sahibdir ki, ona zərər verməkdən çəkinir və beləcə dağlara geri qayıtmaq istəyir. Biz də eynilə Hikaru kimi sevdiklərimiz üçün daha yaxşısı oldusun deyəv ya qorumaq məqsədli özümüzü uzaqlaşdırırıq. Bu nə qədər ağrılı bir prosses olsa da, bəzən edəcək başqa bir seçim şansı qalmır insanın əlində. -"An' I— well, being with you has been so much fun... I might just be subatitute fer Hikaru but— you've done so much fer me. I love you, Yoshiki. I don't know what this feelin' is, if it's romantic love or platonic love. But no matter what, that's how I feel."—Hikaru
光が死んだ夏 5 [Hikaru ga Shinda Natsu 5]Mokumokuren · 角川 [Kadokawa] · 202439 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tılsımlı Deri: Arzunun İntiharı
8/10
·267 syf.··
2026 1. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 20:26
Balzac'ın Tılsımlı Deri adlı eseri sadece bir dilek dileme hikayesi değil , arzunun doğası, yaşam enerjisinin sınırlılığı ve modern insanın doyumsuzluğu üzerine yazılmış devasa bir felsefi metafordur. Geleneksel dilek masallarının aksine Balzac burada daha karanlık ve gerçekçi bir alışveriş sunar. Herşeyin başladığı romanın başındaki antikacı dükkanı çok önemlidir. Burası insanlık kalıntılarıyla doludur, eski uygarlıkların artık ölü hale gelmiş ihtişamını taşır. Balzac burada antikacı dükkanı metaforuyla medeniyeti işaret eder. Her medeniyet sonunda harabeye dönüşür. Bu dükkan aslında insan arzularının ve insanlık tarihinin mezarlığıdır. Balzac' a göre eşyalar sadece madde değildir. Sahiplerinin arzularını ve tutkularını emerler. Burada yazar, fetişizmin tarihini maddenin istiflenmesini antikacı dükkanı ekseninde anlatır. Kitabın merkezinde ise Raphael de Valentin'in antikacı dükkanında eline geçen o meşhur tılsımlı deri yer alır. Derinin üzerindeki yazı aslında kitabın tüm felsefesini özetler: Her dileğinle beraber ben de küçüleceğim. Senin hayatın gibi . Balzac burada hayatı bir sermaye olarak görür. Her tutku için harcanan enerji bu sermayeden bir parça koparır. Raphael, bu tılsımlı deriyle her istediğine sahip olabilecek bir güce sahiptir. Ancak sahip olduğu her şey onu ölüme bir adım daha yaklaştırır.Raphael, Balzac'ın en karmaşık karakterlerinden biridir. Romantik bir idealistir, ama aynı zamanda hırslıdır, derin düşünen biridir, ama tutkularına yenilir, sevgiyi ister ama gösterişe kapılır, Bu yüzden sürekli bölünmüş bir ruh hali yaşar. Raphael, sürekli insanlar içindedir ama ruhsal olarak yalnızdır. Çünkü toplum onu statüye göre değerlendirir.Narsistik aşkı Feodora onu tüketir; zenginler onu kullanır. Sonunda insanlardan değil kendi arzularından korkmaya
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,238 okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2026 46. kitabı
Genel olarak sevdim, çerezlik bir kitap okuyabilirsiniz. River işi ki bir oğlumuz var bu bir şehrin yoksul tarafında yazıyor. Yarış pisti ve araba tamir atölyesi var. Abisi daha önce çıkan bir ahır yangınında ölmüş. Onu kurtarmaya çalışırken River da bazı yaralar almış. Bir de arada bir gidip sokak dövüşü yapıyor. Ben dövüşlerle ilgili daha farklı bir şey olsun diye bekledim yazar sadece yazmak için eklemiş o kısmı yani ha şu içmeye gitti ha dövüşe gitti gibi bir şey olmuş çok bir anlamı yoktu. Kızımız Marly kendisi saf temiz akıllı bir kız. Babası şehrin başkanı mı valisi mi bir şeyi işte. Babası anası danası yani abisi hepsi kötü canavar gibi insanlar. Marlynin bir arkadaşı var Zara diye onun aklına uyup şehrin diğer tarafına gidiyor gizlice yarış izlemeye. Orada Riverı görüyor ve bam zaten ilk görüşte başlıyor her şey. Spoiler içerir River kızı görünce tanıyor hemen bu kızın abisi olucak it meğerse bizim riverın abisini yakan puştmuş. Başkan ve şeytan oğlu ortalığı yakıp yıkıp oraları da satarak ceplerini para doldurmanın peşindeymiş. Hatta çocuğun elinde ağın yakıldığı videosu vardı ama bu başkan oğlunu korumak için gidip çocuğu tehdit etti eğer o videoyu birilerine vermeyi düşünürsen eğer birilerine bir şey söylemeyi düşünürsen herkesi öldürürüm şunu yaparım bunu yaparım diye tehdit etti çocuk da mecburen o anda susmak zorunda kaldı. Tabi içindeki hırs bitmedi. Bu ölen abinin bebeği de var sevgilisi meğerse hamileymiş yazık.Neysebizim River ilk karşılaşmada gidip Marlye diyor daha sonra gel yine falan. Sonra marly dayanamayıp yine gidiyor. Bu arada Zara ve riverin kankisi jack miydi neydi o da sevgili oluyor. Marly ve River sevgili oluyorlar. Hatta kız ilk defa onunla birlikte oluyor falan. Ailesi tatile gitmiş diye ev boş rahat rahat takılıyorlar. River
RiverRia Wilde · Independently published · 20251 okunma
Starnone Modern Edebiyatın Başta Gelen Temsilcilerinden
9/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Bu hikâyeyi anlatan adam otuz sekiz yaşında ve senarist. On yıldan fazla süredir zeki, güzel ve işinden memnun bir kadın olan Livia ile evli. Çiftin üç çocuğu var (en küçüğü on aylık) ve evlilik hayatları tutkulu ve kusursuz. Ancak özellikle kaotik bir öğleden sonra, önemsiz bir olay meydana geliyor. Genç koca ve baba, karısı bir konferansta olduğu için çocuklarıyla ilgilenirken, bir yandan da televizyon senaryoları yazdığı meslektaşı Claudia ile acil iş mesajları alışverişinde bulunuyor. Aceleyle bir hata yapıyor: Livia'ya göndermesi gereken bir aşk mesajını Claudia'ya gönderiyor. Elbette, ciddi ve güvenilir meslektaşının da onu sevdiğini ve uzun zamandır sevdiğini söylememesi sorun olmazdı. Yanlış anlaşılmayı gidermek acil olurdu, ancak bunun yerine bir tereddüt her şeyin hızla ilerlemesi ve kahramanın zihninde gizli bir şeyin, yeni bir olasılığın ortaya çıkması için yeterli oluyor. Birdenbire, Claudia farklı bir ışıkta görülüyor; O, artık sadece bir iş arkadaşı olmaktan çıkıp, "sinirsel patlamalar, sabırsızlık, alaycılık, net onaylamalar ve aynı derecede net inkarlar, tutku patlamaları, mantıksız talepler" sergileyebilen, büyüleyici ve karmaşık bir kadına dönüşüyor. Bunu yapmaya karar vermeden –ya da herhangi bir anda karar vermeden– kahraman, asla yapacağını düşünmediği bir şeyi yapıyor. Hafif ve zarif bir adımla, üzerinden geçtiği uçurumu görmezden geliyormuş gibi yaparak, Yanlış Hedef bize kesinliklerimizin ne kadar kırılgan olduğunu, en küçük düşünce ve eylemlerin bile bazen yarattığı dayanılmaz ağırlığı anlatıyor. Giderek artan bir anlatı gerilimiyle büyülenmiş bir şekilde, kaçınılmaz bir şekilde bir gemi enkazına yapılan pervasız hazırlığa tanık olurken, sözde mutlu bir varoluşu mahvetmenin ne kadar kolay olduğunu fark ediyoruz. Alıntıdır:
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026133 okunma
5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:02
First of all, it was an easy and comfortable book to read, and it had everything you would expect from a romance novel. The characters constantly running into each other, the male main character always being the one who saves the woman, those moments where the female character is like “I don’t depend on a man, look, I’m strong too,” and the fact that they immediately fell for each other from the very first moment they saw each other — it had all of those things. The girl loving luxury but also having those “I’m not like that” moments was there too. Even the way they acted like teenagers experiencing love for the first time was included. I was expecting something more interesting, especially since the main character was supposedly bisexual, but she basically fell for the first handsome and rich man she saw. I didn’t like any of the characters. Honestly, it was obvious how the ending would go. They were either going to get married or he was going to propose, and that unnecessary breakup scene the author added just to create some drama was so pointless. It was nice to read something that reflected Armenian culture, and the book has an English level that flows easily and doesn’t make the reader struggle too much. But aside from that, I feel like something was missing. It could have been much better. It’s readable, but I don’t think it’s a book that should be taken too seriously. In my opinion, it was just a very light, “snackable” read. İlk olarak okunması rahat bir kitaptı ve bir romantik kitapta bulunacak her şey vardı. Karakterlerin her daim denk gelmesi, çoğu zaman ana erkek karakterin hep kadını kurtarması ve arada benim kadın karakterim bir erkeğe bağlı değil, bakın o da çok güçlü denilen anları ve birbirlerini gördükleri ilk andan itibaren hemen birbirlerine
Our Ex's WeddingTaleen Voskuni · Berkley · 20261 okunma