İnsanlar sisteme ve soyut şeylere öylesine bağlıdırlar ki, kendi görüşlerini haklı çıkarmak için; gerçeği bile bile çarpıtıp, gözlerini ve kulaklarını kapatıp öyle savunmaya geçerler.
Aşkın, insana şöyle bir dokunup geçen, çiy tanelerinin düşüşü gibi yumuşak, sakin suların üzerindeki hafif dalgalanmalar kadar dingin, ya da yaz gecelerinin kadifemsi karanlığı gibi hoş bir alev olduğunu öğrenmişti kitaplardan.