Kendi hâline bırakılan gölge yıkıcı ve tehlikelidir; bizi de peşinde sürükler. O vakit ters zamanda o bizim 'başımıza gelir' ve neye uğradığımızı anlamadığımız için olanların etkisini azaltacak herhangi bir şey yapamayız, her şeyden başkalarını sorumlu tutarız.
Hislerimizin ısrarına karşı koymak, bir dürtünün baskısına dayanmak, bir dürtüyü tatmin edememenin gerilimine veya acısına katlanmak gölgeyle yüzleşmekten çok daha acı verici gelir.
Kendimizi görmek istediğimiz veya farz ettiğimiz halde değil de gerçekte olduğumuz şekliyle bize gösterecek bir sarsıntı yaşayana dek kendi hakikatimize giden ilk adımı atamayız.