“Size doğru yüz adım attığımı söylüyordum; bu, sizin geriye doğru iki yüz adım atmanıza sebep oldu. Şimdi uzaklaşma sırası bende; bundan böyle birbirimizi tanımayacağız. İsminizi aklımda tutmayacağım; ama sizi bir vaka olarak unutmayacağım ki, insanların yürekli, terbiyeli ya da sadece eşsiz bir fırsatı kaçırmayacak kadar zeki olduklarını düşünme eğiliminde olduğum zaman, onları gözümde büyüttüğümü hatırlayayım.”
Bir Ada istedin kendine
Hiddetli Deniz’le çevrili
Dingin Güneş’in ısıttığı
Huzurlu dinlenme yeri.
Yetemedim sana.
Ben olmalıydım
o
yer:
arayıp bulmalıydım —
ama
yer
yar
ıl
dı —
yetişemedim
—son
ra:
gittin.
Yete
me
di
m.