Süreyya

Süreyya
@ocean__
Bir berduştur kalbim.
Yavaşça gitmelisin şimdi ona artık: incitmemeğe özen göstererek —çünkü alıştığın —alıştırıldığın; alıştırılmana izin verdiğin —davranış biçimlerine elvermez o: gücünü sınayamazsın onun üzerinde —ya suskunlaşıp gider, ya da hırçınlaşıp gider.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gider de —bırakabilirsin onu sen de: yaşamının anlamını zaten yitik saymamış mıydın, çoktan… Ama, onu bırakırsan; o da dönmezse sana; yitirirsen onu, kapkara bir duman kaplar yaşamını: artık, gerçekten isteyebilirsin sonu, sonucu, sonunu —yokluğu.
Duyduğun garip tedirginliği, huzursuzluğu da çözümlemelisin: O senin en önemli şeyin (Herşeyin) —işte: yaşamının anlamı olduğu halde (olduğunu en içinde duymana, bilmene, yaşamana rağmen), rahatsız, sanki iğne üstünde hissedeceksin kendini —o da hemen hissedecek bunu, tabii ki: suskunlaşacak, hırçınlaşacak… • Bu duyguyu çok iyi kavramalısın: bu, senin tam da sahtelik noktanı sana bildiren duygudur —kendin olamadığın yerlerde takındığın maskelerin bıyık altına eşlik eden duygu —bu duyguyu onun ile yanyanayken, yüz yüzeyken de duymanın endişesi, işte, seni tedirgin eden —çünkü bu duyguyu onun ile de birlikteyken duyman, artık tam olarak sahteleşmiş olduğunun göstergesi olurdu —artık, içi tamamiyle boş bir maske haline gelmiş olduğunu gösteren…
onu, temel doğrun olarak tutup, bütün öbürlerine, ötekilere, sahte maskelerinle gülümseyebilirsin —onun gözlerinde sahici yüzünü gördüğün sürece…
Oysa hiç girmedi kendine aykırılıklara; aykırı düştüğünde bile (düştü çünkü; hem de sık sık), hep, kendiydi —koruyabildi kendini; yaralana yaralana… İşte, sen, yaralanmasını gerektirmeyen bir ortam; temiz, sahici, hakiki bir barınak kurmalısın ona —ferah, dingin, aydınlık…