Benim varolmaya hakkım yoktu. Rastgele ortaya çıkmıştım; bir taş, bir bitki, bir mikrop gibi var olup gidiyordum. Hayatım her bakımdan önemsiz mutluluklara yöneliyordu.
Ne işim var burada? Ne diye kalkıp hümanizm üzerine konuştum? Bu insanlar niçin burada? Neden yemek yiyorlar? Var olduklarının farkında olmadıkları besbelli. Çıkmak, herhangi bir yere gitmek istiyorum. Gerçekten kendi yerimi bulacağım, içine yerleşeceğim bir yere... Ama benim yerim diye bir şey yok; ben fazlalığım.
Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız; onu koyacak bir eviniz olmalı. Benim gövdemden başka bir şeyim yok; yapayalnız bir adam salt gövdesiyle anılıır saklamaktan keyif alamaz. Anılar üzerinden geçip gider onun. Ama yakınmamalıyım: sadece özgür olmayı istemiştim ben.