“Bu acayip ve anlaşılmaz hareketleri izlerken, birden üzerimde kesin bir yabancılık, ama gene de tuhaf bir aşinalık gibi rahatsız edici ve çelişkili izlenim bırakan şeyin ne olduğunu ilk kez anladım. Bu gizemli ayine kapılan üç yaratık şekil olarak insandılar, ama üzerlerinde tanıdık bir hayvana ait son derece tuhaf bir hava sezilen insanlardılar. Bu yaratıklardan her birinin, insana benzeyen şekillerine, üstlerindeki paçavralara ve bedenlerinin kaba bir şekilde insanı andırmasına rağmen, içlerine işleyen, hareketlerine, yüzlerinin ifadesine, tüm varlıklarına hakim olan bir şey vardı, artık inkâr edemeyeceğim bir şekilde domuzu andıran bir şey, domuzca bir damga, o hayvanı andıran apaçık bir iz vardı.”