Onları tanımıyorum, onları hiç tanımadım ve tertemizim ben. Bütün o içkiler, gördüğüm o yapışkan öpüşler ve dönüş yolunda derime yerleşen kir, hepsi, hepsi tertemiz, dupduru bir şeylere dönüşüyor.
Vaftize, kutsal sulara filan inancım yoktur ama sanırım dindar insanlar için kutsal su ne anlam taşıyorsa, benim içinde sıcak bir banyo aynı anlamı taşıyor.
"Ah! İşte böyle, sonunda karşımdasın!" dedi hort- lak. "Sonunda, ... bir nevi, yakana yapışıp yakaladım seni! Bana gerekli olan tam da senin paltondu! Benimkini bulmak için kimseye ricada bulunmadın, üstelik azarladın beni, şimdi ver bakalım paltonu bana!"
Bir keresinde zebaniler beni kedi yaptı. Zebaniler beni kedi yapınca, bir kedi ne işler ki, ben de doğru evime geldim... o karım olacak var ya, gözlerime baktı, bu kedi Halile benziyor, dedi, bana bir tekme savurdu ki...
"... her şeyi göze almış, ölümün öte yanına düşmüş, ölümün tarlasında, ölümle yaşayan yürekli insanlara yaklaşmak, kim olursa olsun, candarma, eşkıya, katil olsun, isterse en yürekli olsun, kolay değildi."