John Steinbeck /Fareler ve insanlar
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
John Steinbeck /Fareler ve insanlar Kitap 1937 yılında yazılmıştır O yıllar 1929 yılında başlayan ve dünyayı etkisi altına alan büyük burhan dönemine denk düşmektedir , Hollywood’un Amerikan rüyasının yaşandığı yıllar Steinbeck kitabı ilk başta tiyatro kitabı şeklinde tasarlamış daha sonra romana çevirmiştir bu yüzden de kitabın dili roman gibidir karakterlerin analizini çok fazla inmesin ve bu yüzden de kitap okurken bazı soru işaretleri ile karşılaşabilirsiniz Toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitaptır İşçilerin ve insanların yokluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları krizleri el arıyor Romanı vermek istediği bir diğer mesajda, burjuva sınıf haricinde ötekileri arasında birlikteliği yok olması, kendi içlerinde birbirlerini ötekileştirmeleri, ve çoğunun hayali büyük üyesi bir üst sınıfa çıkmaktır, Amerikan rüyası. kitapta Kaliforniya’da çiftlikten çiftliğe dolaşarak karın tokluğuna çalışan, müziğin engelli birbiriyle zeki ve kurnaz olan iki göçmen içinin hayatını anlatır Kitaptaki belli başlı karakterlere ve özelliklerini baktığımızda George Milton: Hayatın tüm yükünü omuzlarında taşıyan rasyonel taraftır. Lennie olmadan çok daha rahat bir hayat sürebilecekken, lennie nin teyzesinin ölümünden sonra ona verdiği söz ve içindeki derin dostluk bağından dolayı Lennie’yi asla bırakmaz. Aslında ikisi bir birini tamamlar , biri akıldır diğer güçtür Lennie Small: Devasa bir fiziksel güce sahip olmasına rağmen çocuksu bir masumiyete ve zihinsel engelle sahip olan karakter. Yumuşak şeylere dokunma tutkusu, trajik sonunu hazırlar Curley( çiftlik sahibinin oğlu) çiftlik sahibinin oğlu olduğu için ayrıcalıklıdır ancak fiziksel olarak ufak tefek biridir. Bu durum onda ciddi bir aşağılık kompleksine yol açar. Kendisini kanıtlamak için sürekli uzun boylu ve güçlü
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,4bin okunma
Kim Young-Ha / Bir Katilin Güncesi Kitap İncelemem
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 19:26
Kim Young-ha'nın Bir Katilin Güncesi (Diary of a Murderer / 살인자의 기억법), psikolojik gerilim ile edebi romanı başarılı biçimde birleştiren etkileyici bir eserdir. Romanın merkezinde, Alzheimer başlangıcı yaşayan emekli seri katil Kim Byeongsu bulunur. Hafızası giderek silinirken hem geçmişiyle hem de kendi zihniyle mücadele etmek zorunda kalır. Romanın en güçlü yanı, okuru güvenilmez bir anlatıcının zihnine hapsetmesidir. Byeongsu'nun anlattıkları ne kadar gerçektir, ne kadarı hastalığının yarattığı bir yanılsamadır? Yazar bu soruyu son sayfaya kadar canlı tutar. Böylece kitap yalnızca bir seri katil hikâyesi olmaktan çıkar; hafıza, kimlik ve gerçeklik üzerine bir sorgulamaya dönüşür. Kim Young-ha, alışılmış seri katil romanlarının aksine okurun katile karşı empati kurmasını sağlar. Bir zamanlar onlarca insanı öldürmüş olan Byeongsu, şimdi kızını korumaya çalışan yaşlı ve kırılgan bir adamdır. Bu ahlaki ikilem kitabın en çarpıcı yönlerinden biridir. Yazarın dili kısa, soğuk ve ironiktir. Kara mizah ile gerilimi bir araya getirirken, Kore toplumuna ve geçmişin karanlık dönemlerine ilişkin ince göndermeler de yapar. Özellikle hafıza kaybının anlatı tekniğine dönüştürülmesi romanı özgün kılar. Kitabın finali ise en çok konuşulan kısmıdır. Son bölümlerde gerçek ile hayal arasındaki çizgi tamamen bulanıklaşır ve okur, başından beri okuduklarının doğruluğunu yeniden değerlendirmek zorunda kalır. Bu nedenle roman, ikinci kez okunduğunda farklı anlamlar kazanan eserlerden biridir. Kısa ama etkisi uzun süren, zihin oyunlarını seven okurlar için modern Kore edebiyatının en başarılı gerilim romanlarından biridir. Özellikle Haruki Murakami ve Gillian Flynn tarzı psikolojik ve karanlık atmosferli eserleri sevenlere rahatlıkla önerilebilir. Bir Katilin GüncesiBir Katilin Güncesi Kim Young-HaKim Young-Ha
1000Kitap
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne hikayeydi ama!
10/10
·480 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:20
Sinan Akyüz kitaplarını hep severek okumuşumdur. İncir kuşları , Meyra gibi kitapları içinde derin acılar barındırsada hep tek seferde okumuşumdur. Bu kitabı 5 kez elimden bıraktım hüznün yoğunluğundan. Yaşadığımız coğrafyanın ağırlığımı üzerime sindi bilmiyorum ama Fidan Hanım çok etkiledi beni. (Dipnot: Of işte erkek her zaman erkek işte diye Han’a kallavi küfürler ederken bir damla yaşta Han için süzüldü gözümden. ) Fidan HanımFidan Hanım Sinan AkyüzSinan Akyüz
1000Kitap
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025833 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 17:39
Geoffrey Homes takma adını kullanan eski gazeteci Daniel Mainwaring’in 1946 tarihli eseri Build My Gallows High (Darağacımı Yükseğe Kur), Amerikan kara edebiyatının (hard-boiled) ve sinema tarihinin en saf, en tavizsiz kaderci anıtlarından biridir. Roman, geçmişindeki karanlık dedektiflik günlerini geride bırakıp taşrada küçük bir benzin istasyonu işleterek steril bir hayat kurmaya çalışan Red Bailey’nin, kaçamadığı o uğursuz geçmişi tarafından kıskıvrak yakalanışını konu alır. Mainwaring, bizzat kendisinin senaryolaştırdığı ve Jacques Tourneur’ün yönettiği 1947 yapımı Out of the Past (Geçmişin Gölgesinde) adlı sinema şaheserine de kaynaklık etmiştir. Romandaki femme fatale figürü Marni (sinemada Jane Greer'ın canlandırdığı Kathie Moffat), türün en tehlikeli, nevi şahsına münhasır kadın portrelerinden biridir; o, kötülüğü bir lüks gibi taşıyan ve erkeği kendi darağacını bizzat yüksek kurmaya (build my gallows high) ikna eden tekersiz bir yıkım makinesidir. Robert Mitchum’ın beyaz perdede o kendine has kayıtsız, dumanlı gözleriyle hayat verdiği ana karakterin romandaki prototipi, Amerikan rüyasının o steril taşra yüzeyinin altındaki çürümeyi ve kaderin kaçınılmaz trajik geometrisini dimağda mühürlenmiş bir zaman fragmanı olarak bırakan vakur bir janr klasiğidir.
Build My Gallows HighGeoffrey Homes · Simon & Schuster · 19881 okunma
5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:02
First of all, it was an easy and comfortable book to read, and it had everything you would expect from a romance novel. The characters constantly running into each other, the male main character always being the one who saves the woman, those moments where the female character is like “I don’t depend on a man, look, I’m strong too,” and the fact that they immediately fell for each other from the very first moment they saw each other — it had all of those things. The girl loving luxury but also having those “I’m not like that” moments was there too. Even the way they acted like teenagers experiencing love for the first time was included. I was expecting something more interesting, especially since the main character was supposedly bisexual, but she basically fell for the first handsome and rich man she saw. I didn’t like any of the characters. Honestly, it was obvious how the ending would go. They were either going to get married or he was going to propose, and that unnecessary breakup scene the author added just to create some drama was so pointless. It was nice to read something that reflected Armenian culture, and the book has an English level that flows easily and doesn’t make the reader struggle too much. But aside from that, I feel like something was missing. It could have been much better. It’s readable, but I don’t think it’s a book that should be taken too seriously. In my opinion, it was just a very light, “snackable” read. İlk olarak okunması rahat bir kitaptı ve bir romantik kitapta bulunacak her şey vardı. Karakterlerin her daim denk gelmesi, çoğu zaman ana erkek karakterin hep kadını kurtarması ve arada benim kadın karakterim bir erkeğe bağlı değil, bakın o da çok güçlü denilen anları ve birbirlerini gördükleri ilk andan itibaren hemen birbirlerine
Our Ex's WeddingTaleen Voskuni · Berkley · 20261 okunma
Güzeldiiiğ
Puan vermedi·224 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:50
Bazen tam anlamadığımı düşünsem de hoşuma gitti. Slice of life tarzında biraz hüzünlüydü. Hikayelerdeki derin izleri hissettim diyebilirim. Bilmiyorum çok ekstrem bir anlatımı yok aslında ama her nasılsa bir şekilde içine işliyor ve o akan zamanı hissediyorsun. Herkes için hoş bir elveda deme şekli gibi geldi…
Arafta Pasta Servisi - Cilt 1Sanho · Yuzu Kitap · 2026116 okunma