Ömer Faruk

“Sence de hayatın anlamı sadece günün birinde kalplerimizi, ruhlarımızı ve bedenlerimizi gezip sonra da ebediyen yanan bir tutkuda olabilir mi?”
Sayfa 113·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Sonunda dünyanın hiçbir kıymeti yok. Kıymeti olan sadece kalplerimizde kalan."
Sayfa 112·Kitabı okudu
Alıntı
“Insanların yalanlarıyla tanışınca, daima düşündüklerinden ve gerçekten istediklerinden farklı şeyler söylemelerine dikkat edip bununla eğlenmeye başlayınca, hayat neredeyse ilginçleşir.”
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Uzun fakat hayatın özeti gibi okumalısınız
“İnsan yavaş yavaş yaşlanır: Önce hayattan ve insanlardan alınan zevk yaşlanır, bilirsin, yavaş yavaş her şey fazlasıyla gerçek olur, her şeyin anlamını anlarsın, her şey ürkütücü bir sıkıcılıkla tekrar eder. Bu da yaşla ilgili. Bir bardağın sadece bir bardak olduğunu bilirsin. Ve bir insan, zavallı, o da ne yaparsa yapsın sadece ölümlü bir insan. Ardından beden yaşlanır; bir anda değil, hayır, önce gözler, bacaklar ya da kalp yaşlanır. İnsan parça parça yaşlanır. Ve sonra bir anda ruh yaşlanmaya başlar; çünkü beden yaşlanmış olabilir ama ruhun hâlâ kendi arzuları, kendi anıları vardır, hâlâ arar, hâlâ sevinir, hâlâ neşe arzusu duyar. Ve neşe arzusu bitince geriye sadece anılar ya da kibir kalır; işte o zaman insan gerçekten yaşlıdır, nihai olarak. Günün birinde uyanıp gözlerini ovuşturur: Ne için uyandığını bilmez. Günün ne getireceğini fazla iyi bilir: İlkbahar ya da kış, hayatın formaliteleri, hava durumu, gündelik hayat rutini. Artık şaşırtıcı bir şey yaşanamaz: Beklenmedik, alışılmadık, korkunç olan bile şaşırtmaz, çünkü insan bütün değişiklikleri bilir, hepsini hesaba katar, iyi ya da kötü hiçbir şey istemez. Yaşlılık işte budur.”
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Tartışılamayacak bir cevaptır çünkü
“…bazen düşünüyorum da, sadece ölüler nihai cevabı verebilir.”
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı