“Oblomov bu son sözleri duydu, bir şeyler söylemek istedi ama söyleyemedi. Ellerini uzattı Andrey'e; hani muharebeden önce, ölümden önce kucaklaşırlar ya, tıpkı öyle, sessiz ve sımsıkı kucaklaştılar. Bu sarılış sözlerini, gözyaşlarını, hislerini boğdu…
Oblomov'un sönen bir sesle söylediği son sözleri, "Andrey'imi unutma!" oldu.”
“İnsan bakışlarını batan yaz güneşinden ayırmadan, arkasını gecenin çöktüğü yere dönmeden, sıcağın ve ışığın yarın geri
dönmesinden başka bir şey düşünmeden, gözleriyle tarayarak kızıl izlerini seyre dalar ya, işte o haldeydi Oblomov da.”
“Sonra, öyle hazırdır ki yüreği acımaya, merhamete! Gözyaşlarını dökmek güç değildir, kalbine erişmek kolaydır.
Aşkta öyle şefkatli, bütün münasebetlerine karşı öyle yumuşak, öyle tatlı bir ilgi besler ki. Uzun sözün kısası, kadındır!”