Ömer Faruk

Elinizden bırakamadan bitirmeniz olasıdır
7/10
·104 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:02
Öncelikle kitap bir metafor üzerine kurulu.Yani metafor derken aslında olaylar yaşanmıyor veya hayal dünyası gibi bir şey kastetmiyorum. Olaylar yaşanıyor evet ama yazarın vermek istediği mesaj kızını 'fazlaca' koruma iç güdüsüyle hareket eden bi annenin kızıyla birlikte kısa süreli bir tatil amacıyla geldiği kasabada yaşadığı gerilim dolu olaylar bütünü üzerinden,insanlar olarak bizlerin doğaya,insanlığa ve dünyaya geri dönülmez hasarlar bıraktığımızı anlatmak oluyor. Ve kitabın ilk sayfasından itibaren akan diyalog,ve hep merağınızı ve gerilimi en üst seviyede tutan kurgu,kitabı bir an bile elinizden bırakamadan,hatta bitirdiğinizi bile anlamadan sona gelmenizi sağlıyor.Ve kitap bittiğinde de verdiği o garip huzursuzlukla ve yarım kalmışlıkla baş başa kalıyorsunuz.Yazarımızın sinema bölümü mezunu olmasının anlatıma yansıdığı da göze çarpıyor. Çünkü o gerilimi sanki izliyormuş gibi fazlasıyla hissettim.Bu sitede bu kadar az okunmaya sahip olmasına şaşırdığım kitaplar arasına girmiş bulunuyor bu eser. Bu tarz kitapların popülaritesinin artması gerektiğini düşünüyorum. Tavsiyedir,kitaplığınıza ekleyebilirsiniz.Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Kurtarma MesafesiSamanta Schweblin · Can Yayınları · 20211,985 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ayrı ayrı öykülerin birleşimi gibi..
6/10
·256 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 20:51
Başlıkta bahsettiğim şeyi biraz açacak olursam; Kitap güzel bir ana konu üzerine kurulu ve verdiği veya vermeye çalıştığı mesajlar güzel. Günümüzde bile var olan aynı evdeki anne baba çocuk arasındaki kuşak çatışmalarını ve düşünce yapısı olarak birbiriyle çatışmalarını,kafa yapılarındaki farklılıkların gündelik ilişkilerine nasıl yansıdığını anlatması açısından güzel bir temaya sahip kitabımız.Fakat kurguya baktığınızda sizi çeken bir yönü yok veya elinizden bırakmadan bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz bir olay örgüsüne sahip değil. Sanki yazar da öyküyü nereye bağlayacağını bilememiş ve ondan da olsun şundan da olsun tarzı ilerlemiş gibi hissettirdi bana :) Yani giriş gelişme sonuçtaki o bütünlüğü ve tatmini hissedemedim. Ama dediğim gibi genel manada yansıttığı veya fotoğrafını çekmek istediği sosyal mesaj güzeldi. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Doğan Kitap · 201955,8bin okunma
Sonuna kadar yanan mumlar gibi insan ömrü…
10/10
·120 syf.··
2026 19. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 15:51
Ben ne okudum,izledim tam olarak ? Bu cümleyi genelde kötü,beğenmediğimiz kitap veya filmler için kullanırız ya hani. Bu sefer öyle değil. Gelin anlatayım. Hani tek mekanda geçen ve film boyu içerisindeki oyuncuların duygu değişimiyle sizin de bunaldığınız terlediğiniz heyecanlandığınız,meraklandığınız filmler olur ya. Sanki öyle bir filmden çıkmış gibiyim şu an.İlk sayfadan son sayfasına kadar,artık ömrünün son demlerinde olan ve sadece kendince öğrenmesi gereken tek bir gerçek kalmış ihtiyar bir General’in o gerçeğinin peşinde koşuyorsunuz onunla birlikte. Ve bunu fiziksel bir arayışla değil,bir şatonun genişçe bir odasında mumların sonuna kadar yandığı loş bir ışıkta,41 yıllık hesapların tek tek açıldığı ve sırayla kapatıldığı bir akşam yemeğinde yapıyorsunuz.Generalin 75 yıllık ömrünün bir nevi özetiyle birlikte,hayata,dostluğa,aşka,güvene,ihanete,sadakate,gençliğe,olgunluğa ve nihayet yaşlılığa dair o kadar güzel cümleler okuyorsunuz ki,ve bu cümleler o merak ettiğiniz sır perdesinin içine o kadar güzel yedirilmiş ki. Hem o gerilimi tavan noktada hissederken hem de edebi olarak ve hayata dair büyülenip,bi yandan derin bi sorgulamaya giriyorsunuz. Bazı yerlerdeki cümlelerin vuruculuğundan dolayı kitaptan kafamı kaldırıp nefeslendiğim yerler bile oldu mesela. Belki şahsi olarak bendeki bir noktaya da dokunmuş olabilir bilemiyorum.Kısacası belli bir sayfadan sonra nerdeyse her cümlesinin bir alıntı değerinde olması,bana o duyguları hep zirvede yaşatabilmesi,ve kitabı asla elimden bırakamamamdan dolayı unutamayacağım eserler arasına girmiş bulunuyor. Okuyun okutturun ve herkese önerin. Keyifli okumalar diliyor ve izninizle kitaptan çok sevdiğim bir kesiti de buraya iliştiriyorum. __“İnsan katlanmak zorundadır,işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine,kendi tabiatına
1000Kitap
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Sanki kadim bir hikaye…
8/10
·192 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 20:40
Tam olarak böyle hissettim. Sanki kutsal bir kitaptan alınmış bir kesit veya eski uygarlıklara ait bir destanın modernize edilmiş halini okumuş gibi hissediyorum.Böyle kadim bir hikayede günümüz insanına hayatla,arzularıyla,yaşama dair bakış açısıyla,yapması ve yapmaması gereken şeyler hakkında bu kadar keskin mesajlar vermesi okurken sizi çok etkiliyor.Özellikle kitapta sürekli geçen “İnsanın Kişisel Menkıbesi” terimiyle hayatta neyin peşinden koşmamız gerektiği anlatılmaya çalışılıyor.Ve yapmak istedikleriyle yapması gerekenler arasında sıkışmış günümüz modern insanının yaralarına adeta parmak basıyor.Bir yandan metafizik ögelerin de yer alması büyüleyici bi atmosfere girmenizi sağlıyor. Özellikle orijinal ve vurucu netlikte cümleleri beni çok etkiledi diyebilirim.Kitaplığınızda bulunmasını ve okumanızı tavsiye ettiğim bir eser olarak hafızamda yerini aldı. Keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
Hayatımda okuduğum en iyi kitap...
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 01:30
Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum.Bu incelemede yazdıklarım tamamen şu an hissettiklerime dayanıyor ve içinde en ufak bir abartma bulundurmuyorum. Çünkü herhangi bir kitabın bana bunları yazdırabileceğini ben de düşünmediğimden bu bana da sürpriz oluyor şu anda. Kendimce mütevazı bir okur olarak her kitabı bitirdiğimde olumlu veya olumsuz farketmez,kitap şayet bana bir şey hissettirebildiyse, bunu inceleme yazarak paylaşmaya,o içimdeki hisleri aktarmaya çalışırım. Fakat belki de hayatımda ilk defa bir kitabı okurken “Ben bu kitaba inceleme yazmaya gerçekten layık mıyım?” diye düşündüm. Ve henüz daha kitap bitmemişti bile. Şu an dahi kitabın bana tam olarak hissettirdiklerini aktaracak sözcükleri seçmekte zorlanıyorum.En başından,kitabın son sayfasını çevirdiğiniz ana varıncaya dek büyüleyici bir eser. Ana karakterimiz Raskolnikov’un kafasının içine bir girip bir çıkmalarımız,kitabın hikayesinin diğer tüm karakterlerle inanılmaz bütünlenişi,dramın,korkunun,açlığın,sefaletin,açgözlülüğün,ihtirasın,kıskançlığın,acının,umudun ve belki sayamayacağım bir sürü duygunun biz okurlara bu kadar net hissettirilebilmesi sizi adeta Rusya’nın o soğuk,dondurucu hastalıklı insanları içinde 700 sayfa boyunca yaşamaya zorluyor.Bunu bir işkence gibi düşünmeyin. O kadar keyif alıyorsunuz ki bu yolculuktan,nereye varacağını sonuna kadar merak ediyorsunuz. Ve aslında hastalıklı bir düşünceye sahip fakat kendi zihninde kendini haklı çıkaran düşünceleriyle ,aslında bir katil olan Raskolnikov’un kafasının içinde kaldığınız süreden dolayı,kitabın sonunda onunla empati kuruyor ve bir cani olmasına rağmen ona üzülüyorsunuz.700 sayfa boyunca o kadar farklı hisleri bana yaşatabildiği,ve bu duygu dalgalanmaları içinde edebi yönden beni büyüleyebildiği için Dostoyevski’ye gerçekten teşekkür
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma