Ömer Faruk

Uzun ama okumaya değer
“O anda zaman durmuş gibi oldu; sanki Evrenin Ruhu, delikanlının önünde bütün gücüyle ortaya çıkıyormuş gibiydi. Kızın siyah gözlerini, gülümseme ile susma arasında karar veremeyen dudaklarını görünce dünyanın konuştuğu ve yeryüzünün bütün yaratıklarının yürekleriyle anladıkları dilin, en temel ve en yüce bölümünü anladı delikanlı. Ve Aşk'tı bunun adı, insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı. Dudaklar sonunda gülümsemeye karar verdi ve bir işaretti bu, bütün ömrü boyunca bilmeden beklediği, kitaplarda, koyunların yanında, kristallerde ve çölün sessizliğinde aramış olduğu işaretti.”
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mısır’a giderseniz aklınızda olsun bak bunlar hep bilgi
“Bununla birlikte, siyah giysiler giymiş kadınlarla konuşmaya kalkışmaması konusunda da uyardı delikanlıyı, çünkü evli kadınlardı bunlar. Geleneğe saygı göstermek zorunluydu.”
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı
"Sabırsız olma," diye tekrarladı, kendi kendine. "Devecinin dediği gibi, yemek zamanı gelince yemeğini ye. Yürüme zamanı gelince yürü."
Sayfa 113·Kitabı okudu
Çok iyi :D
'Tabancayla ne işiniz var?" diye sordu delikanlı. "İnsanların kararsız kalmamaları konusunda bana yardımcı olması için," dedi.’
Sayfa 112·Kitabı okudu
Alıntı
“Çünkü insanlar resimlerin ve sözcüklerin büyüsüne kapılıp sonunda Evrenin Dili'ni unuturlar.”
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı