Herkese selamlar
Bugun size sevgili @_mehsaa_ nin yeni serisi olan #firuze nin ilk kitabi #kehribarateşi yorumu ile geldim. Bu seriye başlamadan evvel töreler, ağalık kliselerine sahip, klasik bir doğu kitabi okuyacağımi sanmıştım. Aman Allah'im nasil buyuk bir yanılgıya düştüm Ay kırk yil dusunsem boylesi farkli bir kurgu ummazdim. Bayildim Oldum olası Mardin'in o sokaklarının bir büyüsü, tılsımi olduguna inanırdım. Nitekim Mehsa'da benimle ayni sekilde düşünmüş ve bu tılsımı kelimelerle imkansız bir askin ortasına yerleştirmiş. Ustelik yine fena dusulesi bir erkek karakter ortaya çıkarmış ki, off Ezraaaaaaaaa
Iki dusman ailenin gecmisten gelen bir lanetin golgesinde sekillenmelerini okudugum bu kitapta, her iki karakterinde bakis acisi kullanılmıştı. Yazar gizem faktörünü öylesine guclu kullanmıştı ki, nerdeyse sonuna kadar ne oldugunu anlayamadim. Bu kismi da kitabin merakla okunmasini sagladi. Hatta kitapta küçükte olsa fantastik yanlar vardi ve bence bu da olmasi gerekiyordu.
Karakterlerin her ikisi de cok guclu kisilerdi. Usteluk kiitaba adini veren Firuze ile Ezra arasinda hem imkansız hem de dokunsaniz alev alacak bir tutku vardi. Ezra her ne kadar az konuşan biri gibi dursa da bos konuşmadığı icin bana cok ayarında geldi. Adamcağız askindan lal olmus kimse farkinda değil. Firuze'yi gordugu zaman bulbul olup, nağmeler sakidi. Ayyy bayilcam Cok karizmatik be
Firuze'de az degildi ama Adama yapmadigi eziyet kalmadı. Kiz gunah, bu adam senin hasretinle senelerdir yanmis, o isveler, çileler, danslar nedir oyle? saka bir yana guclu halleri, kiz kardeşinin basina gelen trajediyi tek basina sahiplenip intikam alma isteği, hepsini cok takdir ettim. Sadece Ezra'cigima bu kadar eziyet etmesen iyi olur, adam bir kibrite bakıyor, alev almak üzere
Sonuna dogru Ezra'nin
Offf off off!!! Diyerek başlasam incelemeye yanlış olmaz sanırım. Çünkü kitabın sonunda düğümün çözüldüğü yerde aynen bu tepkiyi verdim. Spoiler vermek istemiyorum ama bu hiç beklediğim bir son değildi, bir an yanlış okuyorum bile sandım :)) Theo’nun özel hayatından neden bu kadar bahsediyorsun Alicia’ya ne olacak sadede gelsene be adam diye düşünerek okurken kitabın sonunda tüm taşlar yerine oturdu. Hem çok akıcı hem de çok ilgi çekici bir kitaptı dizi izler gibi tek solukta okudum diyebilirim. Kitapla ilgili tek sevmediğim ayrıntı hikayedeki en kötü,en itici karakter olan Elif karakterinin Türk olmasıydı,o da yazarın Yunan olduğunu öğrenince şaşırtmadı :) ama neticede kesinlikle tavsiye ederim. Benim gibi gerilim okumayı seviyorsanız kesinlikle okuyun.
Off bitti nihayet :/
2 sene önce saçma sapan gereksiz duygularla başlayıp yarım bırakmıştım. Bu sene 'bari bitireyim' diye başladığım ama bitirene kadar da can çekiştiğim kitabı sonunda bitirdim..
Şimdi gelelim kitapla alakalı yorumuma..
Sabahattin Ali de sevdiğim yazarlardan değildir ama onun eşiyle olan mektuplarının yayınlandığı kitabı okurken kendimi kötü hissetmiştim. Tamam kitaba basılmış vs ama özellerine, mahremiyetlerine kulak misafiri oluyomuşum gibi bi hisle okudum o kitabı ben. Nazım'la Piraye'nin mektuplarını okurken bırak böyle bi rahatsızlığı, o sözde aralarında olan büyüüüüük! aşk duygusu bile geçmedi bana..
Kitabın yarısı zaten, sıksık mektup göndermiyor diye Piraye'yi darlamalarıyla dolu. İyi sabretmiş valla Piraye :) ben olsam ehh yeter be adam derdim :) hapishaneden karısına havyar göndermeler.. avukatından Nazım Hikmet'e sucuklar, pastırmalar.. en sonunda da domuz yağı istiyordu karısından :) benim bildiğim hapishanede yatan kişi, yakınlarından sigara, fanila vs ister dimi ben mi yanlış biliyorum yoksa :)
Bi de tabi 'hayırlı işler Kemal' var ki o konuya hiç girmeyeyim :) karıma birileri mektup gönderecek, methiyeler düzecek bende aldığım cezanın üstüne bi ceza daha almak yerine, bunları karıma ballandıra ballandıra anlatıcam!
Neyse diyeceğim aslında daha çok şey var ama bu kadarı yeterli...
Boşuna zamanınızı yemeyin benim gibi derim ama yine de siz bilirsiniz :)
“Bir çocuğu kaybettiğinizi ne zaman anlarsınız?
Çocuğunuzu kaybettiğinizde onu geri kazanmak için ne yaparsınız?
Çocuğunuzu ne zaman kaybedersiniz?”
Annesi ve babası boşanan Harriet.O babasında, kardeşi Amelia ise annesinde kalıyor.Annesi onu istemedi, babası da onu istemedi çünkü ikisi de Amelia’yı almak istiyordu ama Harriet’ı da illa ki birisi almak zorundaydı, o görev ise babaya düştü.Ancak bu asla normal bir baba-kız ilişkisi olmayacaktı çünkü Harriet içinde çok fazla farkındalık ve bu farkındalığın getirdiği büyük acı ve travmalarla kuşanacaktı, en büyük sebebi de babası olacaktı.
Yıllar geçti ve büyüdü, bir gün yine Malma İstasyonu’nda Oskar adında bir adamla tanıştı.Bir anda aşık oldular ve çocukları oldu.Ama bu evlilik mutluluk getirmeyecekti çünkü Harriet çok yaralıydı.Oskar bunun bilincinde değildi ama o da yaralıydı aslında.İki yaralı insanın bir araya gelmesi ve aile kurması ne kadar mümkün olabilir ki?Yalanla başlayan bir aşkın yalanla devam etmesi, geçmişe takılı kalmaktan kurtulamama..
Yana.Harriet ve Oskar’ın biricik kızları.Hep kavga, gürültü, kaos içinde büyüdü.Büyük sırlara tanık oldu ve içinde tutmak zorunda kaldı, annesinin kızıydı çünkü.Babası ile mükemmel bir ilişkileri olamadı, yine annesinin kızıydı çünkü.Yıllar geçti, o kız büyüdü.Annesinin babasından kalma bir fotoğraf albümünün ve annesinin çocukluğuna doğru yola çıktı.Böylece annesinin, babasının ve dedesinin Malma istasyonundaki izlerini takip etmeye kararlı bir şekilde geçmişe yolculuk yaptı.Sonu iyi mi olur, kötü mü olur bilmeden.
Yazarın Hayatta Kalanlar kitabını çok sevmiştim ama bu…beni mahvetti.Harriet ve Yana ama özellikle Harriet.Sıkıca sarılmak ve “Yalnız değilsin.” demek isteyeceğiniz biri.Travmalarını ve geçmişini haklı olarak hiç aşamamış, hep reddedilmiş, hep görmezden
Amaaannnn amaaannn.
En sevmediğim oltalama yapan bir kitaptı.Tam bir watpat kitabı.Her sayfası göze batan klişelerle dolu yok tahammül edemedim.
Okurların nasıl vicdanıyla oynarım nasıl kızdırırım nasıl yumuşatırım sorularına cevap bulup direk onları sayfalara aktarmış.
Ben saçma sapan sevgili oldukları an kitabı bırakıypruö dedim.
Adam bildiğin öküz ya hakaret ederek bağırmak işinde iyi olduğun anlamına gelmez ya senin o tavizci will den ne eksiğin kaldı be adam.Kızımız da yani tamam hastasın da içine içlik giymeyidemi bilmezsin 27 yaşına gelmişin köyde büyümüşün bide off cok cringe yazılmış karakterler.Bide spolier yedim ve o sahneleri okumayı reddediyorum okey.Söyliyeceklerim bu kadar puan bile vermiyoruö.
Bidw bu kadın farkındalık adı altında duygu sömürüsüyle hwr kitabında özellikle kadın karakteri cehennemin dibine sokup sonra zebani gibi adamlarla eşleştiriyor hadi ordan…
Helloo Dostlarım
Yaklaşık 45 dk önce bitirdim kitabı ve amazondan 2. siparis ettim. Seri okurken secmeme ihtimaline karşı tüm kitapları almıyorum çünkü .
Yerli distopya okumamıştım sanırım daha önce . Güzel bir tecrübe oldu benim için . Okuması kolaydı. Yazarın dili akıcıydı . Eline sağlık kendisininde
Valla etrafımda kitabı okuyan kimse olmadığı ve sadece köpeğim Betty'e söylenip durduğum için Spoilerli bi inceleme olacak . Uyarımı dikkate alırsanız sevinirim . Her ne kadar ben spoiler okumaktan etkilenmesem de bu kitap için hiç bir şeye bakmadım .
12 nisan'da okunaya başlamışım . Aslında daha kısa sürede bitebilirdi fakat bulduğum her boşlukta anca bu kadar okuyabildim .
Çocukluğum yazları Kınalıada'da geçtiği için marmaradaki adalara hakim olduğumdan okurken mekanları aklımda canlandırmak aşırı keyifliydi çok zorlanmadım .
Yekta ile ilk bağ kurmakta zorlandım bi tık sevimsiz gelsede bana okudukca sevdim ve gitgide gelişmesi hoşuma gitti . At gözlükleri olmaması güzeldi. Gözümde gòrünüşü tam oturtanadımana Amber'i şekillendirdim mesela Devin'i de ama Yekta tam oturmuyo kafamda neden acaba ?
Amber demişken ay nefret ya ne şımarık ne şirret bir şeysin sen be ! Ilk okuduğum andan beri nefret ya . Giray bunun neyine aşık olmuş ? Bu kitapta 3. En sevdiğim kişi Giray bu arada ama 2 kitapta saha da üzülecek gibi hissediyorum. Giray'ın aşkına en uygun şarkıyı da yazayım hghgg Sefo - Yine Seni Severdim.
Sarah'ı çok secniştim . Bide niyeyse filmlerde de kırık türkçe konuşan karakterler ben hghghgh. Yekta'nın gelişiminde etkiliydi ve belki de üzümlü kekim Kunter'in bence tek dostuydu.
Amber'den ne kadar nefret ediyorsam Asil'e de hiç yükselemedim . Yani niyeyse noo! Zaten son kısımda Yekranın hatırladığı bir durumla da bağlantısı olduğunu düşünüyorum . Zaten