Kâmil

Kâmil
@ofluoglu
Sabır En Büyük Erdemdir... Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz. Ama yaşama hakkına saygı göstermelisiniz... Saygı gösterin ki saygı görebilesiniz...
Merhaba... Güzel bir pazar sabahı... Birazdan hanımla beraber yürüyüşe çıkacağız. Şehrin etrafında kısa bir tur. İnsan kuşatılmaktan çok kuşatmak istiyor. Kendisine tepeden bakılmaksını değil ama tepeden bakmak istiyor. Hadi yapalım şehre tepeden bakalım. Şehrin içinde kaybolmadıgımızı şehre gösterelim....
Reklam
Sosyologlar, üzerimizde sosyal mühendislik yapılıyor diyerek feveran ediyorlar. Bunun altyapısı diziler vasıtasıyla hazırlanıyor diye düşünüyorum. Dizi karakterleri doğal halleri bu diyerek Türkçe'yi kaba saba konuşturuluyor ve bu pirim görüyor. İnsanın kaba konuşması gayet normal olabilir, normal olmayan etrafına bakarak kendini geliştirme gayretine gitmemesi... Diyeceksiniz ki "yaşadığı ortamı zaten öyle" "O yüzden öyle konuşuyor." Kimseyi öyle konuştu diye kınamaya gerek yok. Kınadığımız şey senaristin bundan hiç gocunmaması... Benim anladığım bize biçilen rolün bu olduğu... Biz, kaba saba konuşan, kendini geliştirmek için uğraşmayan, hayatı olduğu gibi kabul ederek araştırmayan ve bundan dolayı gelişimi duran bir devlet olacağız.
1000 kitap, bir facebook yada twitter gibi sıradanlaşacak mı? Bu kadar aklı başında insan sadece okuyup duracak mıyız? Siyasete girmeden toplumsal yaşantımızda bize hayatı zindan eden olaylara karşı bir şeyler yapma gücümüz olabilir mi? Mesela ben, akşamları dizi izlemek istemediğim için 1000 kitap ile tanıştım. Yanlış anlaşılmasın lütfen kimseyi yargılamak gibi bir niyetim yok. Tanıdığım yakın çevremdeki bir çok insan dizileri izliyor. Ben sadece elimizde böyle bir güç varken bunu kullanalım diyorum. Sırf sponsor firmalar istiyor diye Yeşilçam yıllarca bize meyhane ve alkol kültürünü dayattı... Gençlerimiz filmlerdeki esas oğlanlara özendikleri için sigara veya alkole başladı. Şimdi de aynı senaryo başka bir şekilde devam ediyor. Bir bakıyorsun kırmızı ışıkta geçenler özendiriliyor, bir insanın hayatına kasteden çok güzel bir kız mazur gösteriliyor... Yalan söyleyerek bir insanın hayatını zindan eden birisi bundan hiç zarar görmüyor... Yani hayatı sıradan yaşamak yasak mı? Sıradan hayattan film olmaz Ki! Diyorsanız işte tam oradayız. Filmi ilgi çekici yapmak için; yalan söylemeli, öldürmeli, hırsızlık yapmalı yani hayatı dolu dolu böyle mi yaşamalıyız. Başka türlü olamaz mı? Gazetelerin ikinci sayfa haberleri ile bu yazdıklarımın doğrudan bir ilişkisi var diye iddialı bir tez koyuyorum ortaya... Etrafımızdaki tüm insanlara yakında kuşkuyla bakıp "Bana bir kötülük yapacak" diye tedirgin olacağız. Birileri çektiği dizinin reytingi düşmesin diye bütün değer yargılarımızı ayaklar altına almaması, herkesten duyarlı davranmasını beklemeye hakkımız var diye düşünüyorum. Hele bu kişi elindeki güçle milyonlara ulaşabilen birisi ise çok daha dikkatli olmalı
Sinema

Kâmil

, bir kitap okudu
8/10
·528 syf.·
2015 48. kitabı
Reklam