insanın gerçek soyluluğu, en yüce kahramanlığı, tüm yaşam gerekçeleri kendi içinde yok olmuşken de, hayatı yaşanılır kılan bandajların ve koltuk değneklerinin tümü bir kenara atılmışken de yaşamayı bilmekte saklıdır.
Ben de günde yetmiş yedi kez günaha giriyorum ve ruhum bir lağım kadar kara ve kokuşuk. Böyle olmasaydı insan sayılmazdım artık. Eğer böyle olmasaydı, büyük olmaya, yüce bir ruha, güzel bir ruha sahip olmak için içimde sürekli kaynayan kanı neden hissedeyim ki?