ceylan akbalık

Reklam
Herkes kendini özgürleştirsin, kendini yaşasın, kendine ve akıp giden ama akıp gittiği için güzel olan âna inansın.
Sayfa 84 - monokl·Kitabı okudu
Var oluşun doğrusunu yanlışını sorgulayış, kış şenliklerinin ikindilerinde fiziksel ve mutlak hüznü beslemişti ve ruh her vaade hayır diyordu; her yalan düşe, her sahte hazza itiraz ediyordu ve gece yarısı rüzgarının bozulmuş bir fener alayından geriye kalan birkaç alevi söndürüşü misali söndürüyordu son düşleri.
Sayfa 55 - monokl·Kitabı okudu
Ne öğrenmek istiyordum? Ne yapmak istiyordum? Bilmiyordum. Ne bir program ne de bir rehber: Net hiçbir fikir yok. Oradan, buradan; doğudan batıdan; derinden yüksekten. Sadece bilmek, bilmek, her şeyi bilmek. (İşte beni mahveden sözcük: Her şey!). O zamandan beri azla ya da yarısıyla asla yetinmeyen birisi oldum. Ya hep ya hiç! Ve hep her şeyi istedim _ hiçbir şey eksik olmasın, gözden kaçmasın, dışta kalmasın! Eksiksizlik ve tamlık; başka arzu edilecek hiçbir şey yok sonrasında! Yani son, hareketsizlik, ölüm!
Nietzsche
Tanrı benim için hiç ölmedi, çünkü zaten ruhumda hiç var olmadı. Birilerinin böyle doğması ve böyle olması da gerekir ayrıca.
Sayfa 19 - monokl·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam