HİNDİSTAN'DA 496.000 ÇOCUĞU FELÇ EDEN BİLL GATES AŞILARI (2000-2017 ARASI) Eski ABD başkanı J.F. Kenneyd'nin yeğeni Robert Francis Kennedy Jr. , Bill Gates'in 'Aşı Diktatörlüğü'nü açıklıyor : (Bu çağda İblisin en büyük silahı, Aşıdır) Robert Francis Kennedy Jr. Amerikalı bir çevre avukatı, yazarı ve aşı rakibi. Kennedy, Robert F.Kennedy'nin oğlu ve eski başkan John F.Kennedy'nin yeğeni. 1999'da kurulmasına yardımcı olduğu kar amacı gütmeyen bir çevre grubu olan Waterkeeper Alliance'ın yönetim kurulu başkanıdır. 20 Nisan 2020 Robert F Kennedy Jr. Bill Gates'in Aşı Diktatörlüğü Planını Sunuyor Tüm pandemi Bill Gates'e "küresel bağışıklık pasaportu" geliştirme teknolojisini sunacağı ve Gates Vakfı'nın herhangi bir aşı oluşumunda yoğun bir şekilde yer alacağı için büyük yarar sağlayabilir mi? Mümkün mü?! #BillGates için #Vaccines , aşıyla ilgili birçok işini ( # Microsoft’un küresel bir vac ID girişimini kontrol etme tutkusu dahil) besleyen ve ona küresel sağlık politikası üzerinde diktatör kontrol sağlayan kurumsal neo-emperyalizmin mızrak ucu olan stratejik bir hayırseverliğidir! Gates'in aşılara olan takıntısı, dünyayı teknoloji ile kurtarmak için görevlendirildiği ve daha az insanın yaşamlarını denemek için tanrıya benzer bir isteklilikle beslendiği, mesihçi bir inançla besleniyor gibi görünüyor. Çocuk felcini 1,2 milyar dolar ile yok etmeyi vaat eden Gates, Hindistan Ulusal Danışma Kurulu'nun (NAB) kontrolünü ele geçirdi ve 5 yaşından önce her çocuğa 50 çocuk felci aşısı (5'ten fazla) zorunlu kıldı. 2000-2017 yılları arasında 496.000 çocuğu felç eden çocuk felci salgını. 2017 yılında, Hindistan Hükümeti Gates'in aşı uygulamasını geri çevirdi ve Gates'i ve onun yakınlarını NAB'den çıkardı. Çocuk felci oranları hızla düştü. 2017 yılında,
Portakal Kabukları.
1 Ekim 2017 Pazar Aklıma sobanın üstündeki portakal kabuklarıyla odayı mis gibi kokuttuğumuz zamanlar geldi, sanki birazdan Nursel Teyze çıkıp da mahallenin tüm çocuklarına salçalı ekmek dağıtacak hissi tevazu etti. Çünkü o zamanlar tek derdimiz meşelerimizi saklamak ve cips yiyip içinde taso aramaktı. Ama tüm bu güzel dertlerimizin yanında iğrenç denebilecek derecede dertlere de sahiptik, en azından ben sahiptim ve diğer arkadaşlarımdan bazılarının da sahip olabileceğini düşünüyordum. Meşe oynuyorduk ve Basri’nin elindeki meşeyi göz hizasında kaldırıp tek gözünü namluya bakar gibi kısıp bakmasından ilerde iyi bir nişancı olacağı kanaatine varıyordum, onu nişancı olmaya iten sebebin ilk dişi çıktığında yastığının altında diş perisinden gelecek olan parayı bulamaması ve ebeveynlerinin ona her defasında bir aşağılık olarak bakmasından ileri geldiğini sanıyordum. Oysaki henüz 6 yaşındaydı ve 6 yaşında bir çocuk aşağılık olamazdı. Köşebaşında Ecem duruyordu bir de kardeşi vardı sanırım adı şey olmalıydı.. İrem. Ne kadar yaratıcı ebeveynlere sahiplerdi diye düşünüp güldüm burada içimden. İkisi ile bazen eğleniyor bazen sevmiyordum, yanlarında olmak bile boğuyordu beni. Yaşlarımız daha küçükken evcilik oynuyorduk, benim bir lahana bebeğim vardı, yanakları al al ve saçları kırmızıydı hatırladığım kadarıyla da bir ismi yoktu. Bana hep bir ismi olması gerektiğini yoksa onlarla oynayamayacağımı söylüyorlardı, kilimimi onlardan ayırıp başka bir yere seriyor, ama asla ona bir isim koymuyordum. Belki de korkuyordum, ismi ile seslendiğim herkes bana uzaklaşıyordu o ara. Ya da ben öyle hissediyordum. Karşı komşumuzun oğlu vardı Erhan abi. Onunla oynamak daha çok zevk veriyordu bana, tellerden bisiklet yapmıştı beni çağırdı. Gördüğümde heyecandan bayılacaktım, hatta tellerle gözlük