Beni en çok gidenler üzmedi.
Çünkü giden,
gideceğini çok önceden belli ediyor aslında.
Bir bakışından anlıyorsun,
bir susuşundan,
bir eskisi gibi olmayışından…
Beni en çok
geç kalan şeyler üzdü.
Tam zamanında gelmeyen sevgiler…
Bir ömrün en güzel yılları beklemekle geçtikten sonra kapıyı çalan insanlar…
Söylenmesi gerekirken söylenmeyen sözler…
Ve insanın kendi kendine verdiği,
ama tutamadığı sözler…
Beni en çok onlar üzdü.
Çünkü bazı şeylerin yokluğu değil,
gecikmişliği acıtıyor insanı.
Bir çiçeği kışın açtıramazsın mesela.
Açsa bile eski baharı getirmez.