Özlem Mine Oğul

“Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemiyor. Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır, halihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.”
Reklam
“Beni teselli etmeye gelen de var. Geleneklere uygun olarak en üzgün yüz ifadesini takınmış. Yarayı deşen sözleri buluyor: ‘Nasıl yapacaksın yalnız başına? Şu anda cenaze işleriyle meşgulsün, etrafın çok kalabalık, mutsuzluğunu düşünecek vaktin yok, ama ya sonra? İşte asıl zorluk ondan sonra başlayacak, göreceksin.’ Utanmasa, ‘Yerinde olmak istemezdim…’ de diyecek, çünkü öyle düşünüyor. Hüngür hüngür ağlayanlar oluyor. Böyle ağlayamadığınız için kendinizi iyice aptal hissediyorsunuz. Onları teselli edesiniz geliyor, ‘Haydi ama, göreceksin, zamanla geçecek her şey.’ diyecek oluyorsunuz.”
“Daima unuttuğumuz şey de bu işte; ne bekleyeceğimizi bildiğimizi sanırız, ama bilemeyiz; beklediğiniz şey gerçekleşmeyecek şeydir, beklemediğiniz şey ise gerçek oluverir.”
"Artık şatonun efendisi rolünü oynamak istemiyorum. Öteki insanlarla yaşamak istiyorum Nat. Başkalarının hiç önemi yok diye düşünüyordum eskiden, ama var. Her şeyi tek başına başaramaz insan.”
"Ben tek başıma kalmak istemiyorum. Kendimle olmaktan bıktım."
Reklam