Serhat Oğuz

Serhat Oğuz
@oguz_serhat21
EBYÜ | Türkçe Öğretmenliği
52 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Gavroche
Puan vermedi·1724 syf.··
2023 1. kitabı
1832’deki 5-6 Haziran Ayaklanması’nın Gavroche’unu çizerken Hugo, onun nasıl barikatlarda cesetten cesede seyirttiğini, elindeki sepeti nasıl dişlerinin arasına sıkıştırıp, “cevizleri kırarak içini çıkartan bir maymun gibi” fişeklikleri nasıl boşaltıverdiğini uzun uzun anlatır. Delacroix’nın tablosunu gördünüz ise, bu anlatım size hiç de yabancı gelmeyecektir! Bu arada Hugo, Gavroche’a, 1830 Temmuz’undan kalma alışkanlığını bıraktırmaz: Gavroche yine günün havasına uygun dörtlükler mırıldanacaktır: “Sevinç yeşerir hep yüreğimde, Bütün suç Voltaire’de. Yoksulluk yazılmış alnıma, Bütün suç Rousseau’da.” Barikatlarda kurşunlar vızıldadıkça, Gavroche’un dörtlükleri de sürüp gider. Her bir dörtlük, “boşluğu delerek yaklaşan bu yassı yüzlü canavarlara” ufak birer “fiske”dir. Gavroche bu oyunu başarıyla götürür; ne de olsa, mürekkep yalamış bir sokak çocuğudur o ve edebiyata da yatkınlığı vardır: Bir matbaada tam üç ay çıraklık yapmıştır. Dahası, anlı şanlı “Akademi” üyesi Baour-Lormian’ın ayak işlerine koşturmuş olmak da Gavroche’un dağarcığını epey zenginleştirmiştir.
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·267 syf.··
2020 41. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2020 23:31
Anatole France, Tanrılar Susamışlardı (Les Dieux ont soif) romanını 1912 yılında kaleme alır. Birinci Dünya Savaşı’nın neden olacağı büyük yıkımı önceden sezen yazar, sadece Fransa tarihini değil, dünya ülkelerinin toplumsal düzenini değiştiren “Büyük Devrim”i konu alarak, “özgürlük-eşitlik-kardeşlik” ilkelerinin ardında insanlık onurunun nasıl çiğnendiğini bize anımsatma gereğini duyar. Romanın tarihsel çerçevesini “Convention” denilen, 21 Eylül 1792-26 Ekim 1795 yılları arasında ülkenin yönetiminde söz sahibi olan “Kurucu Meclis” dönemi oluşturur. Romana damgasını vuran, 1793’te başlayıp 1794’te Robespierre’in idamıyla sona eren, tarihçilerin “Terör” olarak nitelendirdikleri, şiddetin doruk noktasına çıktığı zaman dilimidir. Roman kahramanı olarak inceleyeceğimiz kişi ise yazarın diğerleri arasında öne çıkardığı, devrim sürecini, iz bırakacak olayların önlenemeyen akışını onun bakış açısıyla yansıtmaya çalıştığı başkişi konumundaki Evariste Gamelin’dir. Evariste, kralın bıçakçılığını da yapmış olan küçük bir kentsoylunun oğlu olup, annesiyle yaşamaktadır. Tanınmış sanatçı David’in öğrencisi olan bu ressam, Pont-Neuf bölgesinden sorumlu devrimci Denetim Kurulu’nun da bir üyesidir. Yazar, onu bize tanıtırken önce yoksulluğuna vurgu yapar. İçinde bulunduğu durum, ona, kapı kilitleme alışkanlığını bile unutturmuştur. Annesi kapıyı sürgülemeye kalktığında “’Ne diye sürgülüyorsun sanki? Hırsızlar, örümcek bağlamış tuvalleri çalmaz, benimkileri çalmaları için de hiçbir sebep yok’ diyordu. Resme ilk başladığında yaptığı tuvalleri atölyesinin duvarına dayamıştı. Bunlar kalın bir toz tabakasıyla kaplıydı.”(1) Yaratıcı olmak ister, oysa, geçimini sağlayabilmek için, yeteneğini hiç ortaya çıkarmayan ısmarlama resimler yapmak zorundadır. Para kazandıracak bir buluşun peşindedir,
Edebiyat
Tanrılar SusamışlardıAnatole France · Sentez Yayınevi · 2003777 okunma