Kitap Türkiyenin ufak çaplı bir özetiydi bence, birbirinden farklı yaşta birbirinden farklı yerde ve birbirinden farklı dünyaları yaşayan 3 kişinin hikayesi..
Meryem; şeyh amcası tarafından tecavüze uğramış 17 yaşında bir kız, töre gereği öldürülmesi gerekiyor
Cemal; Gabar dağlarında 2 yıl komandoluk yapmış, her an her saniye ölüm korkusuyla yaşamış ve kendine kardeş bildiği çocukluk arkadaşı pkk ya katılan Memoyla savaşan bir asker. 2 yıl sonra eve dönünce içinde bulunduğu ruh halinden kurtulamadan amcasının kızı Meryemi töre gereği öldürmesi gerektiği söyleniyor
Profesör Dr İrfan Kurudal; fakir bir aileden ücra bir evden gelmiş Harvardlı bir profesör, hayatının uyuyan Endymion gibi olacağını fark edince buna daha fazla katlanamayarak tüm sahip olduğu şeyleri bırakıp bir tekneyle Ege yolculuğuna çıkıyor.
Kitapta kişilerin psikolojik tahlillerine çok başarılı bir şekilde yer vermiş Livaneli, Kardeşimin Hikayesi kadar büyük bir efsane olmasada çok beğendiğim bir kitap oldu.
Beğenmediğim tek yanı ise Cemalin sonuydu. Diğer karakterlerle aynı seviyede devam eden Cemal bir süre sonra onların arkasında kaldı ve sonunun hak etmediği bir şekilde bittiğini düşünüyorum, Meryem ve Profesörün sonu her ne kadar tahmin edilebilir olsada Cemalin sonunun yeterince üstünde durulmadığı ve biraz boşlandığı kanaatindeyim. Meryemin kitapta giderek öne çıkmasıyla Cemalin geri çekilmesi beni biraz üzdü.
3 karakteri de ayrı ayrı çok sevdim, kitap bitsede karakterler bir süre daha benimle yaşamaya devam edecek.